Zaman sükût içinde,
Ne yana dönsem yalnızlık,
Ne yana dönsem hicran,
Bir çimen gözlerinin hayali,
Bir de kulağımda çınlayan sesin…
Ne olacak işte;
Issız kalmışsa kalabalık sokaklar,
Yıldızlar yüz çevirmişse,
Dolunay artık göz kırpmıyorsa,
Çınar gölgesini esirgemişse,
Sen gülsen, yeter.
Kızgınsam, kırgınsam günbatımına,
Esen her yel poyrazsa tenimde,
Kâbus gibi çökmüşse karanlık,
Ne olacak işte;
Sen güneşim olsan, yeter.
Ne olacak işte;
Tükettiysem iremleri bir çırpıda,
Heybemde kalan bir kasvetse,
Anka artık bir masalsa,
Sen gerçeğim olsan, yeter.
Hasret kalmışsam çeyrek asır;
Tenine, saçlarına, kokuna…
Kırılası ellerim, bırakmışsa ellerini,
Ne olacak işte;
Sen gelsen, yeter.
Kayıt Tarihi : 9.06.2026 14:49:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!