Yasur’un koynunda kalakaldım,
Zifiri karanlığın yamacında…
Vaşak yalnızlığı sardı ruhumu,
Sırtlanlar fikrimin perdesini yırttı,
Gülşen gibi beslediğim doğruluğa,
Anlamsız eğriler düştü.
Vakit tükeniyor parmak uçlarımda,
Çöl sıcaklığı süzülüyor ağır ağır…
Köreliyor sezgilerim atiye vura vura,
Yayılıyor örsümden zihnime her isnat,
Kasvetli mahzene hapsolan istikbalime,
Bir dağ başı yalnızlığı düştü.
Mizacımın yollarına ağlar döşendi,
Ye’s ilmek ilmek düğümlendi,
Yöremin zehriyle bulandı zihnim,
Gafletimde ordularım tarumar oldu,
Öteler ötesine seslenen nidama,
Ağır imtihanlar düştü.
İntizarın şafağında yıkıldı kuleler,
Berrak düşleri alevler yuttu,
Ahular tükendi, savruldu külü,
Vechime bedelsiz ram olanlara,
Tarifsiz hicran düştü.
Kayıt Tarihi : 9.06.2026 14:35:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!