Gözlerimden sızan bu sağanak,
Sıradan bir kederin dökülüşü değil;
Özlemin ta kendisi bu, damla damla içime işleyen.
Eskimiş, soğuk ve kırık yanlarım var benim,
Kimsenin uğramadığı, tozlu raflar gibi...
Ama biliyorum;
Senin bir tek tebessümün,
Bütün o devrilmiş şehirlerimi ayağa kaldırmaya yeter.
Eğer sen bir gülsen,
İçimde sessizce bekleyen o devasa dağlar yürür,
Yollar açılır, geçit vermez uçurumlar kapanır.
Kurumuş topraklarımda hiç görmediğim çiçekler açar,
Yatağını şaşırmış ırmaklar coşar da
Gider en kurak yalnızlıklarımı yıkar.
Bakışlarım denizler gibi dolar bazen,
Ucu bucağı görünmeyen bir derinlikte kaybolurum.
Ama hani bir gülsen;
Dizleri kanayarak büyümüş o çocuk yanım,
Kendi yaralarını senin sesinde sarar.
Geçmişin bütün izleri silinir,
Sadece o anın, o gülüşün hafifliği kalır avuçlarımda.
Sen bir gülsen diyorum;
Sanki dünyadaki tüm öksüz çocukların boynu dikleşir,
Yalnızlık, ismini değiştirip vuslat olur.
Sert rüzgarların estiği o uzun kışlar yaza döner,
Zemheri ayazında bile içimiz ısınır.
Küçücük bir mutluluk gelir,
Kocaman bir ordu gibi sarar yorgun yüreğimi.
Ve o an,
Dünya ilk yaratılmış gibi taze bir toprak kokar,
Hani o yağmurdan hemen sonraki, o iyileştiren koku...
İşte o zaman,
Ben seni sadece bir insan gibi değil,
Koca bir dünya gibi,
Yeniden keşfedilen bir kıta gibi seveceğim.
Yeter ki o ışık sızsın yüzüne,
Yeter ki sen,
Bir kez gerçekten gülsen.
Kayıt Tarihi : 11.05.2026 03:19:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!