Hiç aldırmadığımız,hayatımızı etkilemez diye düşündüğümüz önemsiz "şeyler" vardır.
İşte o,önemsiz "şeyler" diye tanımlayarak aldırmadığımız "şeyler" bir gün önemli hale geldiği zaman, kendimizi tuzağa yakalanmış gibi hissederiz; belki,bir daha hiç kurtulamayacağımız kadar tehlikeli bir tuzağa...
1.
Adam,bahçesindeki mor,turuncu,beyaz güllerin açmaya başladığını farkedince,mesafelerin kapısını aralayarak yediveren duygularına yürüdü.
Beyaz,bembeyaz bir kağıda yuvarlak bir şekil çizdi."işte benim dünyam" dedi içinden.Ayı,güneşi,samanyolunu çizdi sonra, yıldızlarla süsledi gökyüzünü.
Gözleri masmavi şirin mi şirin bir çocuk resmi yaparak yanaklarını pembeye boyadı.Altın rengi saçlarına kırmızı güllerden bir tac,boynuna lacivert bir güneş,kulaklarına yıldızlar koydu.
Her an kimliğimize düşen bir kuşku,
çağımızın alacakaranlığında...
simsiyah bir dinazor gölgesi
eski çağlardan.
Anlamsız bir sükunete bürünmüş yüreğimiz;
Sen hiç nisan ayında açan kar menekşesi gördün mü?
Ben gördüm.
Koklamak istedim.
Ama o,öylesine sevimli,öylesine ürkekti ki...
Bir anda solup hayata veda etti.
Bir biyografi değil
Bu saçmasapan dizeler
Belki benliğim,kimliğim...
Hiç değil
Şöyle bir
Manzarayı temaşa icabı
Gece yarısına doğru topluluktaki heyecan son haddini bulmuştu.Gözlerde sevinç,gönüllerde umut,dudaklarda isterik kahkahalar vardı.
Tüm bakışları üzerine çeken kapı yavaşça aralanırken büyük duvar saati tam 24'ü çalıyordu.
Bulutlar kanlı geçmişini hatırlatır
Her yağmur sonu Senegal'de insanlara
Yani Fildişi,Ruanda,Benin... Nijer'de
Hala o kahredici göç,işkence ve soykırım yıllarının
Korku dolu iğrenç hikayeleri
Kaybolacak mı diye beklenir
Bir hayalin gerçeğe dönüşüydü gördüğüm
Çözülürken ruhumda o asırlık kördüğüm
Sevinçten ağlayarak,seccadede...secdede
Farketmez,geçecekse geri kalan şu ömrüm
Hangi nereye bıraktım kendimi;ses yok,nefes yok.Kımıldamayan gölgelerin kararttığı simsiyah bir yol üzerinde,kararmış güneşlerin galaksilerden koparak geldiği yöne..Hangi nereye savurdum kendimi.Orada milyon yıl sonra doğuşumu ve milyon dez yeniden..yeniden karadeliğe yutuluşumu görmeye..öğrenmeye savaştığım hangi nereye.Doğuşum engellenmeseydi bin ışık yılı ötelerde,bugün,anı ya da bilinçaltı öyküleri diye söz edemeyecektim.Öyleyse hangi nereye öykündü sayfalar ve silindi üzerine yazılı olan o kadim bilgi.
Ve ben gerçekten kaçıncı boyutta,neredeyim.
2008
Bütün zorluklara ve ümitsizliklere rağmen kendine güven ve hayata sımsıkı sarıl.
Dudakların yağmursuz çorak topraklar gibi çatlamış olsa da,duygularını çöle çevirme.
Ruhunun derinliklerinde filizlenmiş olan umut çiçeğini gözyaşlarınla sulayarak sararıp solmasını engelle.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!