Hayat, üzerinde sivrisineklerin gezindiği,akbabaların uçuştuğu bir bataklık gibidir.
Hayat, o bataklığı geçerek karşıya ulaşma sanatıdır.
Bu nedenle, o bataklığın içine bir takım taşlar-kaya parçaları yerleştirir, kan ter içinde.Köprüler kurarız.
Oysa bazı insanlar vardır ki karşıya kolayca geçebilmek için bizi üzerine basacakları taşlar,yürüyecekleri köprüler olarak görürler.
Bundan dolayı omzumuza yüklenmiş olan tonlarca ağırlığı kaldıramayacak kadar güçsüz ve kuvvetsiz kaldığımızdan,bataklıkta çırpınıp dururuz.
Omuzlarımıza basarak karşıya geçenler aradıkları mutluluğu bulmanın sevinci içinde amaçlarına ulaşırken,bataklığın içinde çırpınan biz mağdurlar ise akbabalara yem olmaya mahkum oluruz.
Yedi rengi mi var gökkuşağının
İnanmam
Her zaman yağmurun dinmesini beklerim
Sabırsız
gözlüğüm yok
mavi gözlüğüm
Selam olsun
İlk insanın kalp atışına
Ne kadar temizdir kaynağında su
Sana sunduğum bu nadide çiçeklerle dolu buket Mevlana bahçelerinden derlenmedi,ama,kuşkusuz kabul edebilirsin.
Zira bu çiçekleri ne bir putperest,ne mecusi,ne dindar ne de tanrıtanımaz kokladı.
Ben de bilmiyorum; tadmadım o sınırsız heyecanı,tanımadım şimdiye kadar...
Sana Tanrı'nın bana verdiği gibi devrediyorum.
Kabul et lütfen.
Yola çıktığında
Birlikte olman gereken
Bir kervan vardı
Çoktan
Menzile ulaşmıştır
Bilesin
biribirimizden ayrılıp dağıldığımız andı gece
ayrı rüyalara daldığımız şeytan üçgeninde uzun zamandır
yanmaktır,mor ötesi ateşlere bedenlerimizi savurarak
yanmak...dirildikçe neslimiz kendi varlığımızım külünde
iki dudağı arasından zalimler kralının
ferman almaktır darağacında hatıra fotoğrafı çekilirken
Eğer dışarıda bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyorsa,içimde,göz gözü görmez kalın bir sis duvarı oluşur.
Bir Eylül sabahı ya da Ekim akşamı,farketmez;ben bir mevsime dönüşürüm,mevsim bana dönüşür.
Bazen yalınayak dolaşmak geçer içimden ıslak kaldırımlarda.
Umudu yakalamak bir kelebeğin siyah benekli bembeyaz kanatlarında,o uçarken uçmak,konarken konmak nazlı bir gelinciğin yaprağına.Bir Nisan sabahı kırılmış daluçlarına düşen çiy tanesinde yakalamak umudu.Ağacın yüksek dallarından birine yapmaya çalıştığı sanat harikası yuvasına bakarak,
kuşun mücadelesinde umudu yakalamak.Çöl rüzgarının kuruttuğu dudaklarımızın gözlerimizden inen iki damla yaşla buluşmasında umudu yakalamak.Bir tebessümde,hikmetli bir sözde,umudu yakalamak.Hiç sona ermeyecekmiş gibi devam eden karanlığın sabahın ilk ışıklarıyla dağılmaya başladığı an umudu yakalamak.Bir damla suya mahtaçken, bulutların cömertce gönderdiği
bereketli yağmurla ıslanan toprağın burnumuzu sızlatan kokusunda umudu yakalamak.Yakalanıp ta yitirilen umutların,gökkuşağının renkleriyle beneklenmiş kelebeklerin şeffaf kanatlarında, hala bizim onları yakalayabilmemiz için beklediklerini,bekleyeceklerini bilerek yeniden,,yeniden..yeniden umudu yakalamak.
2008
baktığında
hayal kurabileceğin
en güzel tablo
duvarda asılı
resimsiz
boş bir çerçevedir
Tarzım bu benim.
Yamaçlarına binbir zorlukla tırmanarak zirvesine ulaştığım beyaz saçlı dağların başını terli parmaklarımla okşadım
İsteyerek bıraktım kendimi boşluğa,yuvarlandım.
***




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!