Kalkmış meyhanede duaya elin,
Demişsin açıkça: “Harama gelin!”
Maşallah! Hiç de sürçmemiş o dilin…
İnsanlar kullukta haddini aşmış,
Eminim, buna İblis bile şaşmış.
Başladı bir gece heyecanlı yolculuk,
Mescid-i Harâm’dan tâ Mescid-i Aksâ’ya;
Cebrail (a.s) Peygambere etti kılavuzluk,
Vardılar beraber “Sidretü’l müntehâ’ya.”
Neler gördü, neler yaşadı O Peygamber,
Rabbim acır kullarının hâllerine,
Fırsat verir üç aylarda ellerine,
Rahmetini yağdırır üzerlerine
Gel bakalım, mirac hediyelerine:
(Beş Vakit Namaz)
Geçip gidiyor ömrümüzden günler, aylar, yıllar,
Yaratanın rahmetine muhtaç bu âciz kullar,
Eksik olmasın lisanlardan dualar, niyazlar,
Mübarek olsun hepimize hicrî yılbaşımız.
Sönsün ormanlarımızı yakıp kül eden yangın,
Yerli ve milli olmaktan çok uzak,
Kurar aklınca ekonomik tuzak,
Takip ettiği yolda çizer zikzak…
Olma zalim İsrail’in maskotu!
Nerden çıktı İki Nisan boykotu?
Müminler uğradı hep lince,
Yaşadılar sessiz sakince,
Hicret için emir gelince;
Duyuruldu yaşlıya, gence.
Mekke’de Müslümanlar zorda,
Kıl! Kıyam üzere ayakta,
Oturarak yahut yatakta,
Terk etme sakın yolculukta!
Kalbimiz atıyorsa tık tık,
Namazsız kulluk olmaz artık.
Namaz cemaatle kılınsa,
Sevapların kat kat katlanır.
Düşmanla baş başa kalınsa,
Aynı görüntüye rastlanır.
Ordunun bir kısmı salatta;
Korku namazı sonrasında,
Her ahvalde Allah’ı anın!
Cesurca düşman karşısında,
Gerekir ise ver bu canın.
Ortam olduğunda güvenli,
Savaşın her merhalesi,
Yap, gelen neyse elinden!
Düşmesin İslâm kalesi,
Git düşmanların peşinden!
Düşme sakın rehavete!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!