Ey Âdem! Sen ve yanındaki eşin,
Haydi, Cennetime girin yerleşin!
Tadına bakın her türlü yemişin,
Fakat şu ağaçla olmasın işin!
Şeytan kandıracaktı bundan emin,
Kur’ân Hakk’tan bir uyarı,
Gösterir dostu, ağyarı.
Muştular Cennet diyarı,
Ona göre yap ayarı.
Müminlere nasihattir,
Elbisesiz olamaz beden,
Örtmelisin mahrem yerini!
Hakk’tır tesettürü emreden;
Gizle namahreme derini!
Elbisen uysun tesettüre,
İnsanı ayartmada oynar başrolü,
Herkes için vardır muhakkak formülü,
Aman dikkatli ol, kaybetme kontrolü!..
Kibir ve hasetlik gözünü kararttı,
Âdem’le Havva’yı cennetten çıkarttı.
Allah’a ortak koşan bir sınıf,
Kötülüklerine bulur kılıf,
Atalarına yaparlar atıf…
“Babalarımızın izindeyiz,
Biz dosdoğru yol üzerindeyiz.”
İnanmış zamanla; yaşadığı gibi,
Tevhitten uzaklaşıp kopan insanlık.
İmandan eser yok; kalmamış nasibi,
Düşmüş kör kuyulara; hâli karanlık.
Çıkarmış müşrikler elbiselerini,
Helali kendince haram kılan zatlar!
Bu ayetler yalanınızı ispatlar.
Nereden aldınız sizler bu yetkiyi?
Yiyebilirsiniz helal her bitkiyi.
Lütf-ü İlâhî Müslümanlara hastır,
Kimler çıkmadı ki dünya sahnesine,
Tarih şahittir onların nicesine,
Müjdelenen azap geldi cümlesine…
İsyanla dolup kabarmıştı sicili,
Dürüldü defterleri, işte tescili!
Elçiler gönderildi, yok mazeretin,
Bırak peşini şeytan denen meretin,
Düşündün mü nasıl ola ahiretin?..
Bu dünyada döndürdüysen Hakk’a yüzün,
Yaşamazsın orda ne korku ne hüzün.
Allah’ı, Peygamberi yalanlayan,
İftiralar atarak karalayan,
Kibirlenip de büyüklük taslayan…
Cehennemin müdavim sakinisin,
Konuk olarak değil, ebedisin.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!