Ey Leyla!
Ben ki aciz bir mecnunum.
Çöllerde adımlarken hayalini,
Geç kalmışlığın susuzluğuyla attım sana kendimi.
İstersen parçala,böl ufak kumlara beni,
Varsın bölüneyim zerrelere...
'Bu olanlardan sonra evlenmeyi düşünüyor musun? ' dedim.
'Mantık evliliği yapacağım.'dedi.
Sevgi olmayan evlilikte mantık ne arar?
Hem aklını başından alan hem de onda mantığı bulduğun biri,
Daha mantıklı değil mi mantık evliliği için?
Bende seni gördüm,sende beni;
Aynamdın...
Biliyorum,yüreğimin güzelliğinden çatladın...
Nasrettin Hoca gibi göle maya çalmaktır aşk bir anlamda
Tutmayacağını düşünmek uygun gelmez mantığa;
Yürek aklı işgal etmiştir nasılsa,
Tek soru bekletir bir ömür boyu gölün başında;
Ya tutarsa? ...
Milat sonrası zamanda dinazorlar gibi yaşıyoruz;
Maymundan gelmedik ama maymuna doğru gidiyoruz...
Bayrağımı yüreğine dikmek içindi tüm savaşlarım,
Şimdi şehit midir duygularım?
Yıllardan sonra kapıdan girişin,
Küllerinden canlandırdı dönüşünü.
Yüzün yine aynı serin,bakışların bir o kadar derindi.
Film şeridi gibi geçti gözümden yaşananlar,
Tek karelik bakışınla yaptın bunu.
" Neden peki? " dedi.
Bilmiyordu ki,
En güzel nedenlerimin tek sebebiydi...
Yırtık bir mektubun fıtık cümlelerinde gördüm bu sabah izini
Şöyle diyordu:
'Ne yaptım ben sana seni sevmekten başk...'
Yırtması çok kolay olmamış belliydi
Bir son harfi eksikti,
O da adının ilk harfiydi...
Sırf yazmış olmak için başlıyorum bu şiire
Kelimeler,konuşmuyor artık benimle
Bedenim ruhsuz,ruhum terkeyledi senliğimi gidişinle
Kelimeler,konuşmuyor artık kalemle...
Dudaklarımda suskunluğun ıslaklığı,saçlarımda hüzün karları




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!