Sen beni sevmiştin ben de seni
Aşk olmuştuk
Ne gereği vardı şimdi bir de ayrılığı tecrübe edinmenin
Baksana kocaman bir hiç olduk...
NE GÜZEL ŞEY SANA YOLCULUK YAPMAK
ÇİÇEK AÇMIŞ DALLARIN
HER MEVSİMİN BAHAR SENİN
VARSIN OLSUN SENDE KAYBOLAYIM
NE ADRESİM BİLİNSİN NE MEKANIM
KİM BİLİR BİLMEM BİR YERLERDE NE HAYATLAR YAŞANIYOR ACISIYLA TATLISIYLA
BİZ YANI BAŞIMIZDAKİNİ GÖREMİYORUZ
AYNI GÖK KUBBENİN ALTINDA YAŞIYORUZ DİYORUZ OYSA...
Ne vefalı çıktı şu yalnızlığım
Bunca zaman olmuş hala terk etmedi beni…
SÖNMEK İÇİN İLK ÖNCE YANMAK GEREK
YANMAK İÇİN DE BİR DOKUNUŞ BİR KIVILCIM GEREK
BEN HER HALİYLE ÇOKTAN YANDIM DA SANA
SEN BANA BİR KIVILCIM OLUPTA NE YANDIN NE SÖNDÜN BE VİCDANSIZ...
SEDAT KESİM
Şahididir şu arsız geceler gözyaşlarımın
Zehir zıkkım içime çektiğim sigaram şahidimdir
Uzak memleketlerde bir başına kalışım
Yorgun argın eve gelişlerimin tanıdığıdır sessiz kaldırımlar
Apansız kaçan uykularım bir gece yarısı
Beyhude bekleyişlerimdir hiç gelmeyecek birisini
Çok uzak bir şehirde kaldı gözlerin
Ben o günden sonra sevmeyi unuttum
sen aşık olmayı...
Ben ne bir Necip Fazıl'ım
Ne de Cemal Süreya
Ben de Sedat Kesim’im kendi çapımda
Tabi ki onlar müstesna...
SEDAT KESİM
Sesinde bir sevişmek arzusu var biliyormusun
Titrek ve o kısık sesinde
Ağustos ayının sıcağında ter ter
Ve ağustos böceklerinin çığlığında
Sesinde bir kız çocuğu var
Bir kadın
SEN KÖR OLUP GÖRMEDİN BU AŞKTA
BEN LAL OLUP SUSTUM
VE SONUNDA OLAN AŞKA OLDU
İŞTE BÜTÜN MESELE BU...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!