Bozulan sağlığı, karışan aklı
Yerine getirmek öyle kolay mı…
Tüketme kendini, yok etme seni;
Arayan çok olur bir gün gidersen...
Varsın, derebeylik desinler buna,
Derler çalana ‘hırsız’,
Israr edene ‘arsız’,
Hak kaçırana ‘haksız’;
Çoğu gamsız tasasız!
Deme hırsıza hırsız,
Boynunu bükersin hüzünlenerek,
Yüzünü gizlersin sinirlenerek,
Hıçkırıklarını göstermeyerek
Ağlarsın derinden, garibim benim!
Sen de istemezdin böyle olmayı,
Yine saldırdılar, hem de kalleşçe
On beşini birden şehit ettiler
Ulusum kan ağlar, bu böyle sürmez
Var mıyız, yok muyuz; durum çok vahim!
Yine ateş düştü yüreğimize
A: Tencere dibin kara!
B: Seninki benden kara!
A: Var mı aramızda fark?
B: İstersen, ediver çark!
Bağa girdim üzüme,
Görünmesin gözüme;
Bağcı!
Maksadım üzüm yemek,
Yok kullanmaya gerek;
Kıskanmayan,
Bencil olmayan,
Çıkara koşmayan
Birkaç dostum olsun;
Bana yeter!
Nice canlar tanıdım sözlerinin insanı
Yürekleri tertemiz hem de düzgün lisanı
Dışının görünüşü içinin has aynası
Geldi, gitti gidiyor; bari kıymet bilelim!
İyilik yaptığında arkasını aramaz
Pek de inatçısın, anlamıyorum;
Belki değişirsin, kızamıyorum...
Ömür tükeniyor, gerçekten yazık;
Akışına bırak zamanın artık...
Geçmişe bakarak üzülmüyorum;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!