Yine yapıyorsun yapacağını,
Doğruyu en iyi biliyorsun ya!
Ereğin egonu tatmin etmekse,
Varsın doğru olsun yanlış bildiğin…
Sağında solunda birileri var,
Olmak istemem keçi yoksa ortada koyun
Sunulsa da kuş sütü çıkar boşa her oyun
Ararım hep kadrimi, yaşamam ki karnımdan
Az ise davul zurna, öleyim mi kahrımdan?
Şiir, yazı, edebiyat dil, kültür, beceri ister;
Bilgi birikimi ruhu yürekte, dimağda besler…
Deneyim kalemi biler, dile gelir düşünceler;
Duygularsa, vurgulanır; biçimlenir özgünlükler…
Kalemi bir kılıç gibi sallayarak kullananlar
Selâm ver, borçlu çık
Kefil ol, züğürt kal
Şahit ol, oyalan
Çöz, çözebilirsen!
Akıl ver, almasın
Yorum yapmayı bilmem, yapsam da beceremem;
Sade okur geçerim, sıkıntıya gelemem...
Yerine göre şair, hem de güçlü yazarım;
Kalemimle yok eder, güzel mezar kazarım...
Branş, alan ne yazar, pek fazla önemsemem;
Duyguları sömürerek cüzdanları dolduranlar,
Kendi çıkarları için vicdanları bozduranlar,
Omuzlara tırmanarak insanları yıpratanlar
Haksızlıklar kulvarında hiç yorulmadan koşarlar...
Mertlikte ve yiğitlikte mangalda kül bırakmazlar,
Gün günden çalar, günse ömürden;
Hakiki inanan korkmaz ölümden.
Kendi rızkımızı yer ve içeriz;
Süremiz dolunca göçüp gideriz.
Aşırı coşkudan biraz ürkerim;
Bozulan sağlığı, karışan aklı
Yerine getirmek öyle kolay mı…
Tüketme kendini, yok etme seni;
Arayan çok olur bir gün gidersen...
Varsın, derebeylik desinler buna,
Derler çalana ‘hırsız’,
Israr edene ‘arsız’,
Hak kaçırana ‘haksız’;
Çoğu gamsız tasasız!
Deme hırsıza hırsız,
Boynunu bükersin hüzünlenerek,
Yüzünü gizlersin sinirlenerek,
Hıçkırıklarını göstermeyerek
Ağlarsın derinden, garibim benim!
Sen de istemezdin böyle olmayı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!