Yorum yapmayı bilmem, yapsam da beceremem;
Sade okur geçerim, sıkıntıya gelemem...
Yerine göre şair, hem de güçlü yazarım;
Kalemimle yok eder, güzel mezar kazarım...
Branş, alan ne yazar, pek fazla önemsemem;
Duyguları sömürerek cüzdanları dolduranlar,
Kendi çıkarları için vicdanları bozduranlar,
Omuzlara tırmanarak insanları yıpratanlar
Haksızlıklar kulvarında hiç yorulmadan koşarlar...
Mertlikte ve yiğitlikte mangalda kül bırakmazlar,
Gün günden çalar, günse ömürden;
Hakiki inanan korkmaz ölümden.
Kendi rızkımızı yer ve içeriz;
Süremiz dolunca göçüp gideriz.
Aşırı coşkudan biraz ürkerim;
Bozulan sağlığı, karışan aklı
Yerine getirmek öyle kolay mı…
Tüketme kendini, yok etme seni;
Arayan çok olur bir gün gidersen...
Varsın, derebeylik desinler buna,
Derler çalana ‘hırsız’,
Israr edene ‘arsız’,
Hak kaçırana ‘haksız’;
Çoğu gamsız tasasız!
Deme hırsıza hırsız,
Boynunu bükersin hüzünlenerek,
Yüzünü gizlersin sinirlenerek,
Hıçkırıklarını göstermeyerek
Ağlarsın derinden, garibim benim!
Sen de istemezdin böyle olmayı,
Yine saldırdılar, hem de kalleşçe
On beşini birden şehit ettiler
Ulusum kan ağlar, bu böyle sürmez
Var mıyız, yok muyuz; durum çok vahim!
Yine ateş düştü yüreğimize
A: Tencere dibin kara!
B: Seninki benden kara!
A: Var mı aramızda fark?
B: İstersen, ediver çark!
Bağa girdim üzüme,
Görünmesin gözüme;
Bağcı!
Maksadım üzüm yemek,
Yok kullanmaya gerek;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!