Kendimize yeteriz; yoktur bir eksiğimiz
Haddimizi biliriz; yoktur bir dileğimiz
Herkesten çok biliriz; yoktur bilmediğimiz
Do, re, mi, fa, sol, la, si; yoktur bizim gibisi!
Sayarız ve severiz; hoşgörü gösteririz
Evlenin çocuklar, bir yuva kurun;
İşsiz olmanızın hiç önemi yok!
Kızılay bir çadır ile aş verir;
Az çocuk yapmaya hiç iznimiz yok!
En az üç çocukla katkı sağlayın;
Aptal derecesinde iyi niyetli, derler;
Acıma duygusuyla bile alay ederler.
Merhametten marazın doğduğunu bilirim;
Yine de hiç vazgeçmem, insanları severim.
Damarına bassan da pek hoşgörülü, derler;
Yiyin, hanımlar beyler, yerleşke çiftlik gibi!
Devletin malı deniz, yemeyen boylar dibi!
Aksırıncaya kadar hatta çatlayana dek
Yiyin, yarın geç olur, karnı tok görün dibi!
İçimdeki korla harlı yanarım;
Az heves, az arzu yeter de artar!
Özgün geldim, yine özgün giderim;
Maddede gözüm yok, hiç hırslanmadım.
Kalbimdeki korla harlı yanarım;
Artık arama beni;
İstemiyorum seni...
Duymayayım sesini,
Görmeyeyim çehreni,
Bir an arama beni...
Yaptığın iş aynandır, fazla söze gerek yok;
Cümle âlem hayrandır zira gözün gönlün tok…
Yalanlarla boğuştun, dokuz köyden kovuldun;
Duruşun hep güçlüydü, erdemlerle yoğruldun…
Kılıç kesmez yiğidi, bir acı söz öldürür;
Yanlış hesap insanı ta Bağdat’tan döndürür…
Bazen isabetsiz söz ocak bile söndürür;
Varsın, yiğit yaşasın, kimse zorda kalmasın...
Yiğitlik yarışında herkes oldukça şahbaz;
Uçan kuştan, esen yelden bile hesap sorar olduk;
Dalında gül kalmayınca gül gibi sararıp solduk.
Özümüzle barışıkken aynalara bakmaz olduk;
Dost kazığı yiye yiye hüzün ve öfkeyle dolduk.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!