Kâbusun olurum, yaklaşma bana;
Karşıma çıkarsan, pişman olursun...
Saygı ve sevgi duymamaktayım;
Daha ne beklersin, anlamıyorum...
Zekâna güvenip ortaya çıktın;
Devletten yanayım ezelden beri
Bunu haykırmanın her zaman yeri
Geriye dönmek yok, her dem ileri
Dalgalan bayrağım hep gönderinde!
Sakarya nehrinde derine daldın
Arada sorarlar: Hâlin nicedir?
Cevabı alırlar: Yol pek incedir.
Yorum da yaparlar: Dağlar yücedir.
Dağların yanında insan cücedir.
Arada gülerler: Bu, nice hâldir?
Şairler, yazarlar arası saygı
Mutlak gerekir ve gösterilmeli.
Paylaşmak, okumak getirmez kaygı;
Eserin üstüne ‘Cuk!’ girmemeli!
Yeni yetmeyken de sunardım saygı,
Cumhurbaşkanı olsaydım,
Misyonumu tamamladığımda
Kenara çekilirdim.
Elbet sağlığımı,
Onurumu
Cumhuriyet doksan yaşına girdi;
Gelişti, güçlendi, kemale erdi.
Yirmi dokuz ekim yıldönümüdür;
En büyük bayram ve coşku günüdür.
Devlet yaşayacak sonsuza kadar…
Cumhuriyet doksan altı yaşında
Her zamanki gibi dertler başında
Yedi düvel birlik olmuş bekliyor
Her fırsatta bizi ezmek istiyor!
Şanlı tarihimiz zaferle dolu
Şanlı bayrağımla güçlü devletim
Kahraman ordumla soylu milletim
Seni yüceltmektir arzum, niyetim
Doksan beş yaşında Cumhuriyetim.
Daha nice yıllar gelip geçecek
Doksan bir yaşında cumhuriyetim,
Korumaktır onu asil görevim.
Cumhurum, güçlü ve soylu milletim;
Devlet sonsuza dek var olacaktır.
Toprağımda gözü olanlar çoktur;
Yıl iki bin yirmi üçte yaşı yüz
Olacak ve kutlanacak görkemli,
Ata’mızla dağlar aştık, her yer düz
Çünkü devlet güçlü, ulus erdemli;
Cumhuriyet doksan dokuz yaşında!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!