Eksik de olsa
Fazla da olsa
Bir lokma aşım,
Az da olsa
Çok da olsa
İki bin yirmi bir hayır getire,
Sağlık, mutluluk ve huzur getire!
Gelmesin en ufak zarar beşere;
Dostluk tohumları hızla yeşere!
Ah, iki bin yirmi bir gelse dile,
Sanki her gün düğün bayrammış gibi
Davulcu gümletir, zurnacı çalar;
Çaldıklarınaysa hayranmış gibi
Kendileri oynar, hoplayıp zıplar!
Elinde tokmakla çalarmış gibi
Şartlanmışlık fena, boğuluyorsun
Ne kimsenin başı, ne kuyruğusun!
Kimsin, nesin bilmem, hiç önemi yok
Kuru gürültüye karınlar hep tok.
Çarşıda yürürken bağırmış biri
Aynı sıfatlarda farklı suratlar
Görmek istiyoruz, seçimler fırsat!
Hamam ve tas aynı olmasın dostlar
Yoksa hâller yaman, yanarız heyhat!
Kutsal varlık insan diye sayıklar
Kimi sade bakar, bir bakmış olur
Kimi sade okur, okumuş olur
Kimi sade yorar, az yormuş olur
Kimi bakar durur, hiçbir şey yapmaz!
Kimi bakmaz bile, bakmamış olur
Hâlim ne olacak diye sorarım
Arada aynaya bile bakarım;
Yabancı bir surat görmek istemem,
‘Hiç böyle olmadım!’ demek istemem.
Elbet herkes gibi merak ederim
Acılar, tatlılar, tüm tatsızlıklar
Zorluklar, zahmetler, tüm sıkıntılar
İklimler, mevsimler, tüm çalkantılar
Her şey insan için; bir düşün, niçin?
Anılar, umutlar, bütün duygular
‘Ne var, ne yok?’ diye sorduklarında
Olası karşılık: İyilik, sağlık!
Böyle bir karşılık aldıklarında
Onlardan mutlu yok, yitmesin sağlık!
İrdelemek için yorduklarında
Çok okudum, özümsedim, çok yazdım
Bazen kıştım, fazlaca sert ve yazdım
Dilde şiir, şarkı, türkü coşturur
Elde güçlü, dayanıklı bir sazdım!
Hüzün, neşe, dönüşümlü az coşku




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!