Uzunca düşündü mızrap, vurdu sazın bâm teline;
Sıraya girdi notalar, kanatlanıp uçtu esler...
Majör, minör gamlar hepten kapıldı moda seline;
Coştu karmaşık duygular, yankılandı cırlak sesler...
Aranmaz nicelik özde, sayılır nitelik sözde;
Özüne, sözüne dikkat ederim
Şiirin, yazının; önem veririm
Noktaya, virgüle; çok özenirim
Yazarken, okurken; pek sık dokurum…
Arzına, tarzına dikkat ederim
Nereden geldik; nereye gidiyoruz?
Önce ne idik; sonra ne olacağız?
Hep yedik, içtik; çok mu kazanıyoruz?
Ne yaptık, ettik; az mı kaybedeceğiz?
Arifsen, anla ve gerçeği yakala;
İlkel yöntemlerle uğraş verilmez;
Hat hut’la zart zurt’la yol kat edilmez.
Bize zekâ değil mutlak us gerek;
Uslanan dimağla güçlenir yürek!
Kılıç devri geçti, kalemle savaş;
Yolda düşe kalka yürümek de var
Yanlışta ısrarda ufuk hayli dar
Araştırmak için ilim bize yâr
Kaç dil bilirsen bil, ille ana dil!
Dilin kuram, yazım kuralları var
Cümle sonu nokta, bazen üç nokta
Konulur; Türkçede iki nokta yok!
‘Keyif benim, bundan sana ne? ’ dersen,
Umursamayana fazla lafım yok!
İmlayı rastgele kullanamazsın
Rüzgâr bazen çılgın gibi esmekte,
Sararan yapraklar tek tek düşmekte;
Nice kötü günler gelip geçmekte;
Yoruldu, yaşlandı iki bin on dört!
Kimse gençleşmiyor yıl tükenirken,
Değişen ne mevsimler, ne zaman, ne de mekân;
Yozlaşan kalp ve dimağ, koflaşan sade insan…
Asırlardır bu böyle, yetmez akıl ve derman;
Takdiri ilâhidir, gelir anında ferman…
Rızkımızı yer içer, ömrümüzü yaşarız;
Güneşi çok sevsem ay kıskanacak
Ayı fazla sevsem bu kez yıldızlar…
Hepsinin değeri mutlak olacak
İnsanınki başka, inanın dostlar!
Güneş, ay, yıldızlar hep parlayacak




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!