Acı, tatlı bize her zaman vardır
Aklı, kalbi, ruhu insana yârdır
Oynayamayınca yen ve yer dardır;
Yılmak, korkmak, kaçmak bize yakışmaz!
İlim ve feraset en güçlü fardır
İstesem olamam bu yaştan sonra
Ne bencil, çıkarcı ne de eyyamcı!
İyi gün dostları olduktan sonra
Aynada gördüğüm bile yabancı!
Acımasız olmam bu yaştan sonra
Vefayı tanırım, iyi bilirim;
Herkes de tanısın, görsün isterim!
Vefa saygın, içten, ağırbaşlıdır;
Ezelden beri var, genç ve yaşlıdır.
Vefa sahibini mutlak inceltir;
İnsana değer ver, bunda içten ol
Halkını küstürme, biraz sakin ol
Bazen bir rey bin rey eder, emin ol
Reyim kazandırır, kıymetini bil!
Asla rücu’ etmek büyük kudrettir
Kumaşını versen astarın ister
İsteği hiç bitmez, ister ha ister
Adı her ne ise değişmek ister
‘Ver, kurtulma!’ nasıl? Böylesi gırla!
Astarı da versen biçilmek ister
Senden önce hep kış, sonraysa yaz var
Yazın sonu bahar ama sonbahar
Her mevsimin tadı, güzelliği var
Bahara merhaba, hoş geldin bahar!
İklim ılımandır, çiçekler açar
Sanki her gün düğün bayrammış gibi
Davulcu gümletir, zurnacı çalar;
Çaldıklarınaysa hayranmış gibi
Kendileri oynar, hoplayıp zıplar!
Elinde tokmakla çalarmış gibi
Az yerim, çok yerim, bundan sana ne
Kendi kazancımdır, senin derdin ne
Çöpüm batıyorsa bundan bana ne
İnsan suretinde iblis misin ne!
Kadın ya da erkek, kim olursan ol
Sayardım, severdim hem de arardım;
Arayamayınca selam yollardım.
Dualar ederdim hep için için,
Tüm kötülüklerden korunman için.
Tatlı uyarırdım, bazen kızardım;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!