Camı kırar, kaçmaz, ‘Ben kırmadım! ’ der
Çalıp çırpar, yılmaz, ‘Ben çalmadım! ’ der
Yakıp yıkar, tınmaz, ‘Ben yakmadım! ’ der
Kızarıp bozarmaz, pişkin mi pişkin!
Hak kaçırır, onmaz, hiç helal yemez
Karanlıkta kör dövüşü aşkımız
Bir araya gelince hep şaşkınız
Başı sonu bilinmeyen yoldayız
Ne havada, ne karada, saldayız!
Sal sallanır, devinirken aşkımız
Arada kızsa da mutlak haklıdır
Kadim dostum kalem, ona gücenmem;
Muhabbetimiz hep özde saklıdır,
İlham geldiğinde asla üşenmem!
Öğrenci, öğretmen, şair ve yazar
Şöyle ya da böyle geldik, yaşarız
Şu fâni dünyada, bazen şaşarız.
Bugün dünü, yarın günü ararız;
Acıyı, tatlıyı bir yol tadarız!
Güzel bir haberle hayli coşarız,
Atam!
İlke ve inkılâpların
Yüreklerimizi ısıtmayı,
Dimağlarımızı ışıtmayı
Dün olduğu gibi bu gün de sürdürmektedir.
Atam!
Yetmiş sekiz yıl önce
Sonsuzluğa göçtü
Kutsal bedenin;
İlke ve devrimlerin
Aşkımı
Dağlara yazdım,
Dağlar seni çığırır;
Kavuşmanın özlemiyle
Yürek Hakk’a sığınır.
Türk’üm, dilim Türkçe ve fikrim Türk’çe
Şiirim, şarkım ve türküm hep Türkçe.
Elbet dilde hata yapmamam gerek;
Sade yazmış olmak istemez yürek!
Yazım kuralları irdelenmeli
‘Yorum, yorum! ’ diye yorma kendini;
Sonra yorumuna yorum yaparlar!
Yorumsuz kalınca üzme kendini;
Sonra zevkten köşe bile olurlar!
Yorumu içinde çalışmaları
Haline bakmazsın, yarış edersin;
Herkesin hakkını rahatça yersin!
Döke saça yersin, ‘Kalmadı! ’ dersin;
Er geç devran döner, az aklın ersin!
Kendince haklısın, bunu bilirsin;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!