Balığın büyüğü, küçüğü vardır
Bazen su onlara pek fazla dardır
Dar da olsa ortam onlara yârdır
Büyük balık küçük balığı yutar!
Balığın ağırı, hafif vardır
Sayarım kendimi, sayarım eli
Severim kendimi, severim eli
Yıkar eller yüzü, yıkar el eli
İstemem dokunmak, tersler bam teli!
Bilmeli kendini, bilmeli eli
Görmek için önce bir bakmalısın;
Her bakan göremez, anlamalısın!
Görmek üç türlüdür: Göz, kalp, dimağla;
Gülemiyorsan eğer, var gel az ağla!
Ağlamalısın ki az duymalısın;
Her yüz şiir yazan ‘Dalya! ’ diyormuş;
Ayranın yanında börek yiyormuş!
Börek, pasta değil çörek isterim;
Ayran yoksa bir çay, az su içerim!
On kere yüz yazdım, bir şey demedim;
Yaslanma duvara,
Çöker
Yaslanma insana,
Göçer
Hep güven kendine,
Başar
Bir babalar gününü daha idrak ederken
Ebediyete intikal eden babalara
Allah’tan gani rahmet,
Hayatta olanlara sıhhat ve afiyet
Niyaz ederim.
Kahırlarla dolu ömür yaşadı,
Yokluğun nârına yandı başardı.
Çok dürüst, inançlı tam bir babaydı;
Azimli, çalışkan, güçlü hocaydı!
‘Önce Allah, sonra babamız!’ derdi
Özünü bu denli yitirmeseydin
Saygıyı, sevgiyi tüketmeseydin
İçine kör şeytan hiç kaçmasaydı
Saf ve masum yapın bozulmasaydı
Seni bağrımıza basabilirdik!
Tabiat rengârenk urba giyecek
Çiçekler açacak, kuşlar ötecek
Son cemre toprağa düşüverecek
Pek yakında bahar hüküm sürecek.
Kış geride kalıp soğuk dinecek
Başı yarılıp da kanayan mı yok
Başına dert bela gelmeyen mi yok
Başını tutarak ağlayan mı yok
Hak etmeyen başa taş değmez, derler!
Başına felaket gelmeyen mi yok




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!