Sanki tanıyorum seni bir yerden,
Çıkaramıyorum, acep nereden?
Zaman akıp gider hissettirmeden;
Varsın, ya da yoksun; ne gelir elden?
Sanki kıskanırdım birilerinden,
Esintiler içinde uçuşan kuşlar
Gibi kanat çırparak bakınan gözler
Gibi yaşlar dökerek çile dolduran
Zor günlerin insanı olmak ne güzel!
Güzellikler içinde uçan kelebek
İyiye kötü dersin, kötüye iyi dersin
Doğruya yanlış dersin, yanlışa doğru dersin
Güzele çirkin dersin, çirkine güzel dersin
Anlamak kolay değil, neden böyle oluyor?
İyi kötüden çeker, kötü iyiyi çeler
Güzellikler, özellikler ile dolu olsa bile,
Hayat, bazen çekilmiyor, sunuyor üst üste çile;
Becerimiz değerleri kaybedince anlamaksa,
Ya Rab! Bu nasıl beyindir bizi hayvandan ayıran...
Döveriz dizlerimizi sanki günahkârmış gibi,
Kimileri ‘Şair değilim.’ diyor;
‘Değilim.’ diyenler şiir yazıyor!
Şiir yazmak hem güç, hem de kolaydır;
Yeter ki yaptığın işi benimse!
Kimileri ‘Yazar değilim.’ diyor;
İyiden kötüye,
Doğrudan eğriye,
Güzelden çirkine
Koşar dururuz!
Yakından uzağa,
Seni görmeyince kuşlara sordum,
Dediler: Çok hasta, hiç arayamaz.
Gördüğüm düşleri hep hayra yordum;
Bilirim yüreğin beni bırakmaz!
Kuşlar da yetmedi, rüzgâra sordum,
Kalabalık özgeçmiş âdeta şişmiş balon,
İğneyle bomba gibi patlar ve gümler salon!
Mahlası pek sırıtır yaş ve başına göre,
Yazdıkları şaheser dilsiz, sağır ve köre!
Siteler, sayfalar ve sütunlar dolup taşar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!