Görmek için önce bir bakmalısın;
Her bakan göremez, anlamalısın!
Görmek üç türlüdür: Göz, kalp, dimağla;
Gülemiyorsan eğer, var gel az ağla!
Ağlamalısın ki az duymalısın;
Yarısı doluysa yarısı boştur
Dolu tarafını görmek çok hoştur
İyimser olana neden pek çoktur
Yeter ki niyetler tam halis olsun!
Önce dilek, niyet, gerisi boştur
Her yüz şiir yazan ‘Dalya! ’ diyormuş;
Ayranın yanında börek yiyormuş!
Börek, pasta değil çörek isterim;
Ayran yoksa bir çay, az su içerim!
On kere yüz yazdım, bir şey demedim;
Ciddiye alasın yaptığın işi
Yoksa su içerken kırarsın dişi
Gönül eri olur her kâmil kişi
Naçiz öğüdüme az kulak assan!
Varlık göstermezsen mutlak erirsin
Bir babalar gününü daha idrak ederken
Ebediyete intikal eden babalara
Allah’tan gani rahmet,
Hayatta olanlara sıhhat ve afiyet
Niyaz ederim.
Kahırlarla dolu ömür yaşadı,
Yokluğun nârına yandı başardı.
Çok dürüst, inançlı tam bir babaydı;
Azimli, çalışkan, güçlü hocaydı!
‘Önce Allah, sonra babamız!’ derdi
Özünü bu denli yitirmeseydin
Saygıyı, sevgiyi tüketmeseydin
İçine kör şeytan hiç kaçmasaydı
Saf ve masum yapın bozulmasaydı
Seni bağrımıza basabilirdik!
Tabiat rengârenk urba giyecek
Çiçekler açacak, kuşlar ötecek
Son cemre toprağa düşüverecek
Pek yakında bahar hüküm sürecek.
Kış geride kalıp soğuk dinecek
Bir lokma ekmekten, bir yudum sudan
Eskisi kadar tat alamıyorum
Dost bilip bağrıma bastıklarımdan
İçtenlik görmedim, aramıyorum.
Şiirden, türküden hem de şarkıdan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!