Beraber yaşadık aynı ortamda;
Zoru karşıladık aynı kulvarda.
Darlık yokluk gördük hemen her zaman,
Zamanın suçu yok, hâller pek yaman!
Beraber soluduk aynı havayı;
Hava sıcak, su sıcak, kaçarlar köşe bucak
Soluk almak güçleşir, insanlar salkım saçak!
Değil bir hatır sormak, selam bile zulada
İnsanlık değişimde, gözler hep para pulda!
Bir lokma aş, yudum su hemen herkese yeter
Hep ‘Güzelim! ’ dersin, belki güzelsin
Hep ‘Özelim! ’ dersin, belki özelsin
Hep ‘Zekiyim! ’ dersin, belki zekisin
Güzel, özel, zeki olsan ne yazar!
Ya haddini bilmek? Az çok bilirsin
Karanlıkta geze geze karardın;
Aydınlıkta kara gözlük takardın!
Yağmurlarda pencereden bakardın;
Şimdilerde ne yaparsın bilemem!
Alıngandın, havadan nem kapardın;
Öyle bir an düşün ki
Elinden hiçbir şey gelmesin!
Hiç çaresiz kaldın mı?
Çaresizliğin ne olduğunu bilir misin?
Öyle bir an düşün ki
İşte çıkıp geldim, hiç kına yakma
Yerin daraldıysa, kusura bakma!
Babanın mekânı değil, bilesin;
Tüm hakikatleri mutlak göresin!
Selam Allah’ındır, elbet alırım
(İri kıyım ile sıska arasındaki diyalog :)
-Adın ne?
-Mülâyim!
-Sert olsan ne yazar…
*********
Bazı Bazı
Ölümü gösterip sıtmaya razı
Etmek istiyorsun sen bazı bazı;
Alırsam elime şu kırık sazı,
Çalarım sana da ben bazı bazı!
Bir üç eylül günü bir bebek doğmuş
Doğduğunda hoca duâ okumuş.
Anne ve babası hayli sevinmiş
Ne de olsa ilk göz ağrısı, denmiş!
Kocaman kafada yemyeşil gözler
Koltuğun bekası derdine düşen,
Mal bulmuş Mağribî gibi üşüşen
Gönülden ve gözden bir anda düşer;
Devletin bekası bahanesidir!
Ortamın kendince olsa da ası




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!