Aramam ve sormam, yanına gelmem
Maddi ve manevi bir şey beklemem
Gölge etme, başka ihsan istemem
Kimsenin kimseye gönül borcu yok!
Merak etmiyorum, koşuya gelmem
Esir, köle, tutsak eş anlamlıdır,
Sözlüğe bakınca görebiliriz;
Her kim öyle ise pek zavallıdır,
Gözlüğü takınca görebiliriz!
Hakikat gözlüğü pek işe yarar,
Öğrenmenin birçok güzel yolu var;
‘Sınama-Yanılma’ eğlenceli yol!
Başarmada sade azmin sana yâr;
Cesur ol ve dene, yemek yok ki gol!
Geçmişimde yirmi yıl daktilo var;
Daha uzun yıllar beklemek vardı,
Emekli olsam da maaş olmazdı.
Allah’a hamdolsun yanlış yapmadım;
İyi ki yaşımla hiç oynatmadım!
Yaş küçültülse de kemik yaşı var,
Arada kesilir hoşafın yağı,
Aniden çözülür dizlerin bağı,
Yorgun düşüverir turlayan dağı,
Bu halde atlamak pek zordur çağı!
Yanılmak insana mahsustur, derler;
‘Ben de varım!’ demek cesaret ister
Gücünü tartmak ve hazırlık ister
Öz güven mutlak şart ve çevre ister
Gözü kara isen bir şey istemez!
Başarmak istersen çok zekâ gerek
Anılarla umutlar birbirine karışmış;
Karışık duygularla yaşamaya alışmış!
Anılarla yaşlanır, umutlarla yaşanır;
Yaşamdan sille yiyen insan bazen başarır.
Dün geçti, bugün devam, us nedense karışmış;
Beni bana bırak, bir düşüneyim;
Kışta kalmış gibi üşümeyeyim!
Elbet zaman güçlü hekim olmalı;
Yürek dayanç, coşku ile dolmalı!
İç huzuru, zihin sükûnu gerek;
Ağzı kalabalık olmamak gerek;
Buna katlanmaz ki her zaman yürek.
Bize mütevazı insanlar gerek;
Sözün özü: Güçlü olmalı yürek!
Dili kusursuzca kullanmak gerek;
Yedi düvel gelse bölemeyecek
Yurdumu, düşmanlar sevinmeyecek
Çünkü ulus devlet her dem güçlüdür;
Millî birliğimiz buna ölçüdür.
Dün yenemediler, yenemeyecek




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!