Cumhur’a sormuşlar:‘Kaç yaşındasın? ’
Cevap:‘Seksen yedi.’, ‘Neden sorarsın? ’
Çok yoruldun, hâlâ delikanlısın!
Güçlüsün, cevvalsin hem de çağdaşsın.
Cumhur yirmi üçte kendini bulmuş;
Sayarsın, saymazsın; keyfiyet senin
Seversin, sevmezsin; yürek de senin
Bir tek dileğim var: Mutlu ol, yeter!
Yeter ki sor beni senede bir gün!
Tınarsın, tınmazsın; keyfiyet senin
Neyi bölüşemiyoruz, işte geldik gidiyoruz;
Dostça yaşamak dururken neden hep dövüşüyoruz?
Duyuyoruz, görüyoruz; aslında çok biliyoruz!
Şarkıları, türküleri yaşıyor, yorumluyoruz…
Kime böyle kahrederiz, özümüzü biliyoruz;
Allâme-i cihan olsan
Hatta ağzınla kuş tutsan
Bile sana inanamam,
Doğru bildiğimden şaşmam.
Ahkâm kesersin ortamda,
Benim derdim bana yeter de artar;
Terâzi her dâim pek hassas tartar...
Ömür uzun mu ki ihtiras artar;
Nalıncı keseri kendine yontar...
Bugün varız, yarın ne olacağız;
Israr eden yanlışta hiç kurtulamaz girdâbdan,
Kurtulamayan girdâbdan mahkûm olur ölmeye;
Firar eden yarışta hiç kurtulamaz hicâbdan,
Kurtulamayan hicâbdan mecbûr kalır çökmeye...
Basireti bağlanan hiç göremez hakikati,
Biraz değer verince, kendini bir şey sandı;
Hâline de bakmadan kaprislerine kandı.
Bir dost kazanmak varken, yine kazanamadı;
Anlasa, anlamasa, hâli pek perişandı...
Tutkusu, özentisi kendine göre azdı;
“Yaparım, yapacağım…” deme,
“Yaptım! ” de
“Olurum, olacağım…” deme,
“Oldum! ” de
Yanlışı, olumsuzu kendinde ara
Eksiğini tamamla, olma maskara...
Biraz da ben yazmayayım, ağır ağabey olayım;
Daha fazla okuyayım, arada yorum yapayım;
Yorumlara teşekkürü katiyen unutmayayım;
İki elim kanda olsa sitelere uğrayayım!
Bu defa da böyle esti bir yerlerden ne yapayım?
Rum kanı Yahudi kanıyla birlik,
Sanırım komploda Ermeni eksik!
Gemi çıkarmışlar Kıbrıs’a doğru,
İçi kefere ve uğruyla dolu!
Danışıklı dövüş yapanlara bak,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!