Yıkma minarelerimi, yakma din kardeşlerimi;
Senin Allah’ın, kitabın yok mu; biraz imana gel!
Meydanı pek boş mu buldun, sonunu hazırlıyorsun;
Her kim ve ne olursan ol, inançlara saygılı ol!
Kıyma güçsüz insanlara, vurma din kardeşlerimi;
Güçlü bir tutkuyla bağlıyım sana,
Büyük bir coşkuyla severim seni;
Mutlak güvenmeni isterim bana,
Çöllerde nihâlsiz bırakma beni...
Yüksek tepelerde uçarım sana,
Selâm verdim, borçlu çıktım; destek oldum, suçlu çıktım
‘Kendine yet! ’ deyince de gözden düştüm, kalpten çıktım
Düğün değil, bayram değil; nedir bu muhabbet böyle
Hangi dağda kurt öldü ki şimdi arıyorsun, söyle…
Onca zaman geçti, neden hâlimi bir kez sormadın
Daha nice bayramlar gelip geçecek
Tasa etme, tüm dertler bir gün bitecek
Anlamayan sadece gülüp geçecek
Eğlenecek, coşacak, yiyip içecek...
Bayram insan ruhunda hep var olmalı
İnan, yarın daha güzel olacak
Yürek ısınacak, coşku dolacak
İyimserlik ruha hâkim olacak
Dargınlar barışıp huzur bulacak
Yarınlar bugünü aratmayacak.
Aklın mı yok, be adam, sürekli yazıyorsun;
Gülenle gülmek varken, hep hüzünleniyorsun…
İlle gerçekçi olmak zorunda mısın her dem;
Biraz boş ver, aldırma, tükeniyorsun madem…
Ne ileri, ne geri; yerinde sayıyorsun;
Değer ver ki kendi değerin artsın;
Kantarın hatasız ve temiz tartsın...
Dostluk pınarında muhabbet akar;
Memba-ı sevgide ihtişam yatar...
Nice muhteşemsin yüce Allah’ım;
Aldım, çaldım, yazdım; şair, yazar oldum
Diyebilen varsa, yürekten kutlarım!
Alır, çalar, yazar; bir şey oluverir,
Olduğu her neyse, hâline bakarım...
En sert yorum bile mutlak yol gösterir;
Düşünerek mutsuz olacağına
Düşünmeden mutlu olabilmeyi;
Sevinerek hüzünleneceğine
Üzülerek neşelenebilmeyi...
Paylaşarak pişman olacağına
Çıkmazsa can, çıkar mı huy?
Aç kulaklarını ve duy:
Biraz şundan, biraz bundan;
Çıkar işler çığırından...
Yalancının mumu varmış,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!