İnsan suretinde yaratılmışlık
Allah’ın bizlere büyük lütfüdür.
Bitki, hayvan ya da cansız olsaydık
Hâlimizi bile anlayamazdık.
Akılla, zekâyla yaratılmışlık
Bir kez daha gördük güneşi ayı
Rahatça soluduk hepten havayı
İçmeye başladık suyu ve çayı
Hamdüsena olsun yüce Allaha!
Güzel dileyelim güzel bulalım
Fâsid daire içinde döner, dolaşır, durursun
Bencilliğin yanı sıra kıskançlıktan kudurursun
Megaloman edasıyla herkese iş buyurursun
Dikkat et bastığın yere; yanar, erir, yok olursun...
Ara sıra gürüldeyip bir rüzgâr gibi esersin
Küçük şirin köşemde sıcak bir tas çorbayı
İçerken düşünürüm hep fakir fukarayı;
Dilerim Tanrı verir aç ve açıkta kalan
İnsanlara da kâfi gelecek ehven imkân...
Bilirim kıymetini sahip olduklarımın;
Hayatı dengeler neşe ve keder;
Zamanın hâlleri dişleri çarkın…
İki kere iki hep dört mü eder;
Bazen üç, bazen beş etmesin sakın…
Hâller var, pek çoğu beter mi beter;
Noktasına, virgülüne biraz daha dikkat etsek,
Yazdığımız daha güzel ve anlamlı olabilir.
Isısını, ışığını az kararlı kılabilsek,
Ne gül solar, ne de lâle; yürek keyif alabilir.
Hem yazarız, hem okuruz hatta çalar ve oynarız;
Sevgimi anlatmaya sözcükler âciz kalır,
Aranmadığı zaman şu yüreğim daralır;
Gözlerine bakarak, tenine dokunarak
Yakın olmak isterim, nefesini duyarak...
En son numaram değil, gerçek aşkımdır benim,
Gelen gider, giden gelmez;
Dünyâ hâli, akıl ermez
Külfetine, nimetine,
Sürûruna, kederine...
Açan solar, solan açmaz;
Dilim, eğitimim fazlasıyla var;
Devlete hizmetim sınırı aşar.
Dededen, babadan miras kalmadı;
Bana koltuk ikram eden olmadı!
Hakkını vermeli has koltukların;
Aşında ve suyunda gözüm yok hiç kimsenin;
Kaşına ve gözüne sözüm yok hiç kimsenin;
İster gülün eğlenin, isterse debelenin...
Keyif sizin, hâl sizin; kendinize güvenin...
Canında ve malında gözüm yok hiç kimsenin;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!