İlk, orta, lise, yüksek, ekstralar bitmeyecek
Ömrün büyük bir kısmı okumakla geçecek
Okurken ‘kitap kurdu, ayaklı kütüphane’
Derlerdi ki doğrudur, ona her şey bahane
Selâm vermeyi sevmeyen, almaktansa hep kaçınan,
Okumuştan uzak duran; olmaz olsun böyle komşu!
Aslını çoktan yitirmiş, faslını özde bitirmiş,
Hava atmayı severmiş; olmaz olsun böyle komşu!
Zarar vermen için ille de dostum olman gerekmez,
Elbet iyi bilirsin ki kuştan korkan darı ekmez;
Nerede o eski saygı, sevgi, hoşgörü, muhabbet?
Ya Rab! Özü bozulmuş insanı, âciz kulu affet!
Eskiden ziyadesiyle şecâat ve mertlik vardı,
‘Hep bana! ’ diyerek yontar durursun
Nalıncı keseri gibi her şeyi…
‘Dünya umurumda değil! ’ diyorsun
Tavrınla; beğenmez oldun kimseyi…
Var gel, biraz düşün, pişman olursun
Kaderin cilvesi; aynı binada
Komşu oluverdik! Bazen sana da
Selam vermek gerek! Elbet insansın;
Almazsan, özünde yiten utansın!
Kaderin cilvesi; aynı kulvarda
Yaşına başına hiç aldırmadan,
Nerdeyse zil takıp oynayacaksın!
Nedendir bu coşku biz de bilelim;
Güzel oynamazsan, yardım edelim!
Bazen esiyorsun pek çaktırmadan,
İddialı değilim, sadece yazıyorum;
Beğenin, beğenmeyin; yazmayı seviyorum…
Yazdığım her şiirin yorumu içindedir;
Kimseyle bir derdim yok, derdim kalemimledir…
‘Yaz! ’ diyorum, yazmıyor, o zaman kızıyorum;
Sanmazmış, kanmazmış; asla olmazmış
Yalanmış, yanlışmış; hepten hataymış
Saklarmış, ağlarmış; hâlden anlarmış
O, yalan; bu, yalan; sen de oyalan!
Görmezmiş, duymazmış; asla bilmezmiş
__Yok, sen yalan söylüyorsun!
__Yalancının şahı sensin!
__Bana neden inanmazsın?
__Sana neden inanayım?
İşine yarıyorsam, büyük coşkuyla ‘Hay hay! ’
Yararlanamıyorsan, donuk bakışla ‘Bay bay! ’
Anlamak kolay değil, bu nasıl iştir böyle
Seni böyle bilmezdim; yalanım varsa, söyle!
Adını anıyorsam, hâlâ bir değerin var




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!