Eskiden olduğu kadar kalmadı
Bende yazma şevki ve heyecanı;
Günde birkaç şiir, yazı yazardım,
Eski çamlar bardak oldu, hazanım!
Zamanlı zamansız ilham gelirdi,
Girdim duygu bağına sevgiyi sulamaya;
Sevgi boynunu bükmüş, başlamış kurumaya.
Saygı mutlak olmalı sevgiyi korumaya;
İlgi hazır olmalı sevgiye ulaşmaya!
Duygu bağı geniştir; haydi duygulanmaya!
Havadan sudan
Yazdığımın farkındayım.
Canım böyle istedi,
Ne yapayım?
Kemikleşmiş bir alışkanlığı
Yorumuyla mündemiç şiirler yazıyorum;
Size zahmet olmasın, yorum aramıyorum.
Zaman zaman okuyor, yorum da yapıyorum;
Zaman ve enerjimi boşa harcamıyorum.
Şiirler var gerçekten leziz pasta tadında;
Noktasına, virgülüne biraz daha dikkat etsek,
Yazdığımız daha güzel ve anlamlı olabilir.
Isısını, ışığını az kararlı kılabilsek,
Ne gül solar, ne de lâle; yürek keyif alabilir.
Hem yazarız, hem okuruz hatta çalar ve oynarız;
Hayatı dengeler neşe ve keder;
Zamanın hâlleri dişleri çarkın…
İki kere iki hep dört mü eder;
Bazen üç, bazen beş etmesin sakın…
Hâller var, pek çoğu beter mi beter;
Sevgimi anlatmaya sözcükler âciz kalır,
Aranmadığı zaman şu yüreğim daralır;
Gözlerine bakarak, tenine dokunarak
Yakın olmak isterim, nefesini duyarak...
En son numaram değil, gerçek aşkımdır benim,
Gelen gider, giden gelmez;
Dünyâ hâli, akıl ermez
Külfetine, nimetine,
Sürûruna, kederine...
Açan solar, solan açmaz;
Yapmacık tavırlar, sahte gülüşler
Nasıl da sırıtır, ah, bir bilseniz…
İçtenlik dediğin öyle ucuz mu
Ki pazardan alıp gösteresiniz…
Yönetirsin, ya da yönetilirsin;
Milletin derdi geçim,
Seninki ise, seçim;
Ağlıyor için için,
Yanıyor rızkı için...
Aç ve açıkta kalan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!