Bayramınız kutlu ve mutlu olsun;
Tüm yürekler coşku ve neşe dolsun;
Bütün kırgınlıklar artık son bulsun!
Bayramlar sana da, bana da yeter!
Bayramlar gelince geçmiş anılır;
Dili güllü olamadım, bundan böyle de olamam;
Yalakalık yapamadım, canım çıksa da yapamam;
Kötüleri hiç tutmadım, servet verseler tutamam;
Yalancılık, haksızlık ve zulüm bende barınamaz.
Belki ‘yok’ denecek kadar dostum vardır ya da yoktur;
Çocukluğumuzun
Hatta gençliğimizin
Coşku dolu bayramları
Nerede?
Tatlı anılarımız,
Haşlanmış patatesi koymuşlar kucağına,
Bakmışlar çingenenin neler yapacağına…
Öfkelenip fırlatmış hepsini uzaklara,
Ne de olsa ‘çingene! ’, düşer mi tuzaklara…
Aslını inkâr eden haramzadedir elbet!
Atam! Sen ölmedin, içimizdesin;
Emanet ettiğin Cumhuriyetin,
İnkılâpların ve tüm ilkelerin
Sonsuza kadar hep yaşayacaktır...
Atam! Sen ölmedin, kalbimizdesin;
Haritada geniş alan kaplarsın
Çoğu zaman aslan, bazen kaplansın
Zulüm ve katliam bile yaparsın
Uygarsın, çağdaşsın, büyük Avrupa!
Birliğinle hayli güçlü olmuşsun
Yalakalık başı çekmiş gidiyor;
Herkes m/adamını iyi biliyor.
Kimisi bozacı ya da şıracı,
Kimisi davulcu ya da zurnacı;
Ayarında tanık bulmak güç değil!
Bedenen aramızdan ayrılalı
Yetmiş dört yıl geçti.
Elli yedi yıllık ömre
Neleri sığdırmadın ki…
Kimsin, nesin bilmesem de
Sana değer verdiğimde
Elbet karşılık beklerim;
Buna hakkım vardır, derim!
Yazıyoruz, çiziyoruz,
Adı, Simerini; Rum gazetesi
Türkü tahrik eden has nefretini
Bir başlık atarak kusmuş kinini;
Aynıyla insandır üslubu beyan!
Havlarmışız ama ısırmazmışız!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!