Hâlâ yutuyorsun güzel R’leri
Marifetmiş gibi yineliyorsun!
İncelik, kibarlık taslıyorsun ya
Dili rendeleyip katlediyorsun!
Gel, diretmeyelim hata etmede
Dilim!
Seni dilim dilim yerim;
Ardından gülerim.
Dilim olmasaydı,
Seni konuşamazdım;
Küçük hesaplar yaparak hiçbir yere varamazsın;
Eski çamlar bardak oldu, hiç kimsesiz yapamazsın…
Fazla zorlama şansını, iş olacağına varır;
Havadan nem kapman yersiz, herkes adamını tanır...
Daima ileriye bak, yol kat etmek istiyorsan;
Derinden derine derin yol gider;
Derine düşersen perişan eder!
Derinden bakarak derin düşünme;
Derinin derdine düşüp üşüme!
Derini derinle çözmek güç değil;
Mahmut’um, Mahmut’um, güzel Mahmut’um!
Yıllarca gelmeni bekledim durdum.
Hasretin vuslata dönüşüverdi;
Yüce Rabbim seni bizlere verdi.
Yaklaşık otuz yıl geçti aradan,
Yazmaya, çizmeye, yorum yapmaya
Ara veriyorum; asla son değil!
Dostlarımdan ayrı pek kalmamaya
Söz veremiyorum; elimde değil!
Herkese teşekkür, selam ederim
Öyle bir dalar ki devede kuduz
Umulmadık anda, sinir oluruz!
Kimseye kötülük etmesek bile
Çekeriz boş yere bir hayli çile!
Zamana, zemine kızmak boşuna;
Sarhoş oluyorum seni görünce,
Bir hoş oluyorum konuştuğunda;
Bomboş kalıyorum gidiverince,
Çok hoşlanıyorum aradığında...
Bırak artık içki gibi çarpmayı,
“Zorla güzellik olmaz! ” dememişler boşuna,
Yapmalısın işini gitmese de hoşuna;
Yanlış yaparsın, inan, bırakırsan yarıda,
Asla önleyemezsin, diş kırarsın darıda...
Ne kadar sakınsan da bir çöp batar gözüne,
Kimsin, nesin, kime hizmet edersin
Bilmiyorum; inan, tanımam seni.
Mutlu olacaksan zarar veresin;
Havla, ısır hatta parçala beni!
Dağdan inip bağı talan edersin;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!