Ahkâm kesene de bak! Beğenmez şairleri;
Kimdir, nedir fark etmez, karalar şiirleri.
Alın teri, göz nuru dökmeyen şair yoktur;
Emeğe saygı gerek, seni anlayan çoktur.
Arada empati yap! Yitirme özsaygını;
Baş mısın, taş mısın,
Gözlerde yaş mısın,
Komploda has mısın?
Sen iflah olmazsın!
Bal mısın, yal mısın,
Hak ettiği değerden fazlasını verirsen;
Şımarır, kurgu kurar, omuzlarına çıkar...
Elbet övülmek kadar yerilmek de doğaldır;
Her şeyin fazlasından insan usanır, bıkar...
Hak ettiği değerden eksiğini verirsen;
Arada bir aynı ayıbı işler
Sözde dost geçinen bazı devletler.
Pişkinlikleriyse, yüreğe işler;
Harita ayıbı kendinden menkul!
Pek de çalımlıdır önde gelenler,
Her ortamda mutlak vardır cehalet;
Özü bilgisizlik hem de cesaret!
Kırar, döker, yıkar, yakar ve bakar;
Çıkarına koşar, güzel lâf yapar!
Uyarmak, ışıtmak gücüne gider;
Bir bilinmeze doğru yöneliyor duygular,
Elden bir şey gelmiyor, çoğalıyor kaygılar;
Belki de bir çözümdür bu bütün sorunlara,
Bilinmez ki, sonunda çıkar ya ak ya kara...
Bir şeyler yapmak yeğdir pasif kalacağına,
Yıl bin dört yüz elli üç,
Çağ kapadık, çağ açtık;
Anlatması hayli güç,
Haçlılar’la savaştık...
Ordumuzun başında
Biraz saçma sapan yazsam, belki de çok rağbet görür;
Yanlışlarla yola çıksam, doğruları elem bürür...
İlham verip yazdırdıysam, o zaman ne mutlu bana;
Yüreğini daralttıysam, nedenini sorma bana...
Anladım ki tadı kaçmış artık bazı dostlukların;
Ne ararım, ne sorarım; gölge etmesinler sakın...
Aptal sanan başkasını kendisini teşhir eder;
Başı bozuk insanları hiç terk etmez gam ve keder...
El âlemin mutluluğu, maddiyatı hüzün verir;
Atasını, dinini, öz dilini, marşını,
Ulusunu, yurdunu, bayrağını, harsını
Seven, sayan, yaşayan; ezelden savaşçıyız;
Hârikalar yaratan bir ırkın ahfâdıyız...
En zor demlerde bile güvendik ve kaynaştık,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!