Üst üste iki yıl aynı sınıfı
Okuyanlara ‘çift dikiş’ denirdi.
Karnede görünce tonla zayıfı
Veli sürpriz ile tuşa gelirdi.
Çalışan başarır, geçer sınıfı;
Murat almak için çırpındın durdun;
Sonunda turnayı gözünden vurdun!
Kurnaz geçinirken şeytana çattın;
Şer, belâ, musibet; battıkça battın.
Geç kalmamak için saati kurdun;
Kültürlü ve uygar insanlar için
Dövüşe ve küfre hiç gerek yoktur.
İlle gerekliyse hırlaşmak için
Meclisin dışında uygun yer çoktur!
Onur ve gururla yaşamak için
Yazmak kadar yorumlamak da
Kutsaldır, derler ancak seninki
Yorumdan başka her şeye benziyor,
Yazık!
Övgü mü, yergi mi yoksa sövgü mü
Yamuk yapan var mı diye bakarsın
Pamuk bakışınla tokat atarsın
Bıçak gibi kesen lafı çakarsın
Ancak cirmin kadar yeri yakarsın!
Derler ‘Gençken armut, elma taşlamış
Her yaşanmış güne takvime çizgi
Çekiyorum zerre üşenmeksizin;
Dimağda ve kalpte kurgu ve dizgi,
Yüce Yaradan’a şükretmek için.
Her hâlime şükür duası eder
Arada sorarlar: Hâlin nicedir?
Cevabı alırlar: Yol pek incedir.
Yorum da yaparlar: Dağlar yücedir.
Dağların yanında insan cücedir.
Arada gülerler: Bu, nice hâldir?
Şairler, yazarlar arası saygı
Mutlak gerekir ve gösterilmeli.
Paylaşmak, okumak getirmez kaygı;
Eserin üstüne ‘Cuk!’ girmemeli!
Yeni yetmeyken de sunardım saygı,
Cumhurbaşkanı olsaydım,
Misyonumu tamamladığımda
Kenara çekilirdim.
Elbet sağlığımı,
Onurumu
Cumhuriyet doksan yaşına girdi;
Gelişti, güçlendi, kemale erdi.
Yirmi dokuz ekim yıldönümüdür;
En büyük bayram ve coşku günüdür.
Devlet yaşayacak sonsuza kadar…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!