Övgülerle, yergilerle dolu dizgin gidiyoruz;
Sorun bizim, çözüm bizim; biz her şeyi biliyoruz...
Dostumuzu sever, sayar; hasmımızı aramayız;
Yerimizi bilmiyorsak, hiçbir işe yaramayız...
Döner, dolaşır, geliriz çoğu zaman aynı yere;
Ciğerimi söktün, lânet olası!
Beni benden çaldın, keyiflen artık...
Varsa başka derdin, açıkça söyle;
Sakın yanlış yapma, rahat dur öyle...
Kanadımı kırdın, uçamam gayrı;
Sanırım anladın yaşam ‘lay lay lom’
İle sonsuza dek sürüp gitmiyor.
Yelkenler yırtılıp, dümen kırılıp,
Gemi su alınca çile bitmiyor!
Delikler yamanır, kırıklar tamir
Kalıbına baksan adam sanırsın
Ağzından çıkandan sen utanırsın
Üstelik edepli geçinir durur
Boş kasnak kalıpta kibir ve gurur!
İster solcu olsun isterse sağcı
İster ‘incelik’ de, ister ‘kibarlık’
İster ‘imrenti’ de, ister ‘özenti’
Dili lime lime doğramak var ya
R’leri yutana kıl oluyorum!
İster ‘kestirme’ de, ister ‘kolaylık’
İlk yüksek öğrenimim Gazi yabancı diller
Bitince öğretmenlik başlar ve sürer gider...
Samsun, Adana derken askerlik gelir çatar;
Görev tamamlanınca yeni yaşantı başlar...
Bin dokuz yüz seksende Ç.Ü.’de görev aldım;
Kim, kim olalı dünya kasavetle dönermiş
Kim, sürekli düş kurar ve bahtına sövermiş
Kim, haddini bilirmiş ancak pek özenirmiş
Kime kafayı takıp her şeye gücenirmiş…
Kim, özünü yitirmiş; kim, sözünü bitirmiş
Niçin bunca telâş ve onca uğraş?
Amaç bir yudum su ve bir lokma aş...
Yeter mi nefesin, hem de hevesin?
Gök kubbede baki kalacak sesin...
Niçin bunca yarış ve onca yanlış?
Ağlamak istersen, ağla;
Gülmek istersen, gül!
İster ağla, ister gül;
Bana ne!
Ağlamak istersem, ağlarım;
Kimisi
Kimisi havadan, kimisi sudan
Yazmayı severmiş, kimisi buzdan,
Kimisi biberden, kimisi tuzdan,
Kimisi ya sağdan veyahut soldan!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!