Ruhun gıdasıdır müzik, diyorlar
Bir lokmada çerez gibi yiyorlar
Cırlak ya da kısık ses veriyorlar
İş yapmış sanarak poz veriyorlar!
Müziksiz bir hayat olmaz, diyorlar
Ne çalarım kimsenin kapısını hem de ne
Yanarım kimselere ateşi dilden özge
Ne dilerim Allah’tan hakkım olmayanı ne
Beklerim kimselerden isterse olsun bilge
Bir hırka, bir lokma çok eskidendi
Eskidendi insan pek yetingendi
Yetingendi çünkü hiç hırs bilmezdi
Bilmezdi, bilse de önemsemezdi.
Önemsemezdi ki acı çekmezdi
Ciğere ‘Pis! ’ diyen de pis olan da kendisi
Hem nankör, hem de hırçın bizim sokak kedisi;
Gece gündüz yollarda, çöplüklerde dolaşır
Benzerini görünce hırçınlaşır, dalaşır...
Yanında barındırır, karnını doyurursun
Doğar, yaşar, konargöçer tabiattaki canlılar
Ömür öyle uzun değil, hızla geçer yazlar kışlar
İnsan beşer, beşer şaşar, yanıltmasın tüm alkışlar
Yüce dağın zirvesinde bulunmak nasıl bir duygu?
Aklım bana yetmez iken isteme benden hiç akıl
Türkiye’yi tehdit görmüyorlarmış;
Moskof diyarından duyulan ses bu!
Suriye, İran ve Çin’le dostlarmış;
Çıkar işbirliği ortaklığı bu!
Amerika, NATO yanımızdaymış;
Bu nasıl müttefik ve nasıl bir dost
Düşmanımın dostu dostum olamaz;
Yılandan olmaz ki ne dost ne de post
Yapmacık dostluklar kaim olamaz.
Ver silahı gazı, sal orta yere
Ne de çabuk geçiyor günler, haftalar
Anılarla birlikte aylar ve yıllar;
Mekân, zaman içinde koşar insanlar
Depreşir tüm acılar, coşar duygular!
Üç gündür, derler, dünya; dün, bugün, yarın
Aşkı meşki anlatana yorum yapmak pek kolaydır;
Biraz gerçek ve siyaset, ne hikmetse, hep olaydır!
Aynı bayrak, aynı vatan, hem de Kur’an hepimizin;
Nefesimiz ve sesimiz vurgusudur nefsimizin.
Esen yele, uçan kuşa bile selâm verir olduk;
Do, re, mi, fa, sol, la, si
Gel, vazgeç en iyisi!
Re, mi, fa, sol, la, si, do
Fazla işkillemeho




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!