Ankara doğumlu şair ilk ögrenimi tamamladıktan sonra istanbul'a taşınmış, kalsn ögrenimine burada devam etmiştir.
Beykent üniversitesi Türkdili ve Edebiyatı kazanmasına rağmen maddi imkansızlık nedeni ile gidememiş Arel üniversitesi Radyo ve Tv Programcılığı okumuştur.
Egitimini Başkent iletişim akademisinde aldığı Sunuculuk,spikerlik dersleri ile desteklemiş ve bir süre bu sektörde muhabir olarak çalışarak çesitli program ve radyo haberlerinde calışmıştır.
Yeni pazar Üniversitesi Psikoloji egitimini yarıda bırakarak Istanbul Ün ...
Bu mevsimin adı yok.
Ateşler içinde üşütüyor.
Rüzgârı olsa kâfi, kırk kilide vurulmuş düşe.
Sol gözümden sağıma damlayan yaş doğurgan İçimde ölü çocukla gülünç yaşam masallarına inanan Bozkır dayanıklılığı ile alt edilmez çağdaş soyluya baş eğdiren
_İnsanlara kötü şeyler fısıldayan o sinsi vesvesecinin şerrinden yalnız sana sığınan Soğuk vurdu düşlerime gülüşlerim kırağı
Ah bu ben!
Gül dibine dua eken biraz acemi biraz matrak biraz beyaz biraz kutsal çokça iyimser hala deli çatı katında oturur balkonu hasır sepetli şikayetçi alt komşum camına düşüyormuş kuş pisliği bir mahur olur gözleri gaddar akşamüzeri
İleriye dönük geriye zincirli
Yolda yönsüzüm tanrım
Devrik cümlelerim tükenmişliğime körebe
Örtülü anılar zihnimin orta yerinde
Keşke diyorum keşke
Unutmaya bağışıklığım olsa
Beyaz çarşaflara kelepçelenen zamanlarda Rüya’ der durur şehrin duyulmayan feryadına köprü üstünde sokak lambası altında sıcak sözlerini sıcak gecede örter üşüyen çocukların ayağına bizim Cemal Sonra bir çocuk düşer düşünde salıncaktan bin martavala toplu sela mırıldanır
_dilenci çocuk, mendilci çocuk, çiçekçi çocuk
Umudu somon olan yaşamak sanırken karın tokluğunu sandıranın yedi ceddine neşter sözü şehir uyur gibi yapar yumar gözünü mutsuz faişenin amiyane sözüne dertlenir de ölüm içer bizim Cemal.
Tanır mide bulandıran kan kokusunu, bitimsiz ölümleri kaldırıma yüzükoyun uzanmış etleri akşamcıların cam kesiği izlerini bir kadının karnına kıvrılıp yatmak ister doğmak istemez bizim Cemal
Bir annesi bir anısı bir kalemi bir kâğıdı iki; iki ölümdü uzun bir yolculukta yorulmuşta yok olmamış arka koltukta çocuktu bizim Cemal
Bira şişesine saklandı kuzguni geceden Geceden sanrıları deliliği geceden aklı başında cemal
Tutkusu benliğini parçalıyordu yorgun beyaz adamın
Üstün de başın da geçmişin tozu
Dilinde kalbine itaatsiz sözleri
Yüzünde vurdumduymaz maske
Yönsüz savruk gülüşleri vardı
Yine de umut saklıydı kirli sakalında
Efendiler!
Lekesizmiş gibi ruhunuz nede kötücül bakışlarınız
Çözümlenmemiş hisleriniz için neden bu onulmaz ısrar
Aşılanmış kör inançlarınız alkışladığınız sahte kahraman ilah
Telkinli anılar zayıflamayan dini propagandanız
Kuruntulu kavminiz gerçeğe acıkmadı mı?
Gırtlağımdan çıkan nefes rüya sanrısı
Ayaklarım kök salamamış
Derim kötü derim yapışmış
Salt duygum
Kah uyanış peşinde
Ruhu akmaya karışmaya başladı
Her gün biraz biraz daha gönül bahçeme
Tutkulu parodiler dinliyor artık safderun zambaklar
Sonsuzluğu içine çeken leylak pekte mutlu
Ve tükenmez o dilbar tümceleri
Can suyu oluyordu dilhun topraklara kök salan karanfile
Benim!
Kırık meyve tezgâhında bağıran doğuştancı karakter
Bu kadar yüksele bildim
Ahenginizi bozdum özür dilerim
Hadisenize fırlatın sapanla laftalarınızı
Yılgın ve silahsızım tümüyle açtım kalbimi
Kitapta canlanan şiirden bozma mekkari suretin
Enikonu tüketiyor sükûnetimi
Gam almaz gayrı sevdalık
Gökten gelmişken izin
Aşk isterim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!