Tutkusu benliğini parçalıyordu yorgun beyaz adamın
Üstün de başın da geçmişin tozu
Dilinde kalbine itaatsiz sözleri
Yüzünde vurdumduymaz maske
Yönsüz savruk gülüşleri vardı
Yine de umut saklıydı kirli sakalında
Kalbi aynalı kadına bakıyordu kaybolduğu düşün içinde
Kendiyle ne kadar da başkalaşmıştı
İsteri bir boşlukta yüzünü seçmek belki de kınalı elin kokusuyla
Varoluşundaki özü bulmak istercesine saf
İstemsizce korkak ve yaralıydı
Kadın kuyuya salınan bir ip gibi ince ve kurtarıcıydı
Ülfet peçesinden geriye kıvrılan kirpikleri eros ’un okundan hızlıydı
Bir zelzele düşürebilirdi ancak kadını adamın kucağına
İlahi bir müdahale geleceğine inanmışçasına sakindiler
Etraflarındaki her şey olağanca hızıyla dönerken
Sarhoş bir sis peydah oldu
Göksel kadının sesi
Yalnız ikisinin bileceği bir sır gibi dolanıyordu rüzgarda
Tanrının doğru zaman teorisini heyecanla bekleyen melekler
‘Şimdi’ diyordu
Sese dokundu tüm vücudunu doldurasıya adam sonra dudaklarına
Sonra hep uyumak istedi hiç uyanmamak
Kayıt Tarihi : 6.07.2026 11:52:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!