Boyamak istemediğim tuvalim
Palette karışmayı bekleyen renkler
Karşımda bakıp da çizemediğim portren var.
Ezberimde ama çalmadığım notalar
Köşe bucak sakladığım sazım
Saçlarımda ilk bahar esintisi,
Her telim heyecana gebe.
Toprağımda çiçeğe hazırlanıyor tohum.
Yüreğimde kıştan kalma soğuk.
Alın başımdan bu mel’un fikri
Yare götürün bezensin, benimsesin.
Ezberi bozulsun.
Zülüflerim gelsin aklına hoş olsun.
Şarap olsun güzelliğim kadehinde.
Seyrediyorum günün şehre doğumunu balkon penceremden
Metropolün alarm sesi sokaktan geçen arabalar
Pencerelerimi sonuna kadar açıyorum
Kaldıysa kokun karışsın şehrin rutubetine
Sigaramdan yükselen beyaz halka dumanla
Yolun sonuna kadar eşlik ediyorum işe yetişen komşulara
ayağı değmiş, gözü düşmüş yola
söyledi divane bülbül
acep görmek nasip olur mu?
Ötelerden gelen sazende yâri.
bencileyin yâresi sessiz sızılar
Aklımın mesaisi bitmeyen refakatçisi
Çakır keyif hazla uyutup
Güneşe perde açan ey sevgili
Ruhumdaki ıslaklık sen misin Zeus mu?
Hani rüzgâr gibi omurga kıvrımlarımda gezinip
Azmettiren düşlerimdi.
Ben, boynumu giyotine sundum.
Biraz sensesem.
Kumdan ahlak torbasının ipleri çözülüyor sandım.
Bozuldu kalp ritmim.
Bilmediğim yükseklerde hiç uçamadı balonum.
Meşru sözlerin yanılgısında
Kıramadım dümeni
Su aldı zamansızlığa sürüklenen gemi sağ çıktım
Urgan olup boynuma dolandı harfler
İntihara alı koyamadım tavan çöktü soluma düştüm
Ucunda ölüm yoktu şiirin
Yaşım otuz üçtü yırtıldığında yürek zarım
Yürek rengi yama bulamadım
Eskimiş çeyiz sandığımdaki gergefe tutturdum sıkıca
Dilsiz gecelerde dinsin uğultusu diye rüzgarla ırgaladım
Uyudu uyuduk gerçeğe
Demini alan sensizliğin tortusunu da denize fırlattım
Yağmurlu diye çıkmasaydım yola belki ıslanmazdım
Ama yolun sonunda gökkuşağı vardı.
Ve ne zaman kararsa kalbim
Yol beni Şah’a götürür.
Utanır başım eğerim üstüm başım dünya kokarken




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!