Of bu gece ne kadar uzunmuş
Bir türlü sabah olmuyor
Yeni kıyafetlerim
Yanı başımda duruyor
Öyle güzel ki bayramlıklarım
Sönmüş yürekler dönmüş köhne kandile
Küllenmiş kıvılcım bekler eşelemek nafile
Aslımızı unutup tarihimize söver olduk
Siyonizme yenilip elinde oyuncak olduk
Kula kul olmak değil
Allah’a kulluktur, yatığımız
Aşkıyla yanıp hiçlikte yokluktur
Benlikten sıyrılıp hiçlikte yaşamak
Gönülleri kırmak değil
Keşke deniz kıyısında
Kum tanesi olsaydım
Sende denizde dalga
Kıyıya her gelişinde
Sana sarılsaydım hasretle
Ölüm engel midir? Sevmeye
Görmüyorsan gönül gözünle
Gerek var mı ki o gözlere
Ya dilinde zikir değilse
Sevgilinin adı.
Ne manası kalır ki
Seninle göz göze geldiğim andan beri
Saplandın göğsüme aşkın hançerini
Dondum kaldım öylece konuşamadım
Lal oldu dilim kim sen diye soramadım
Sen miydin gelen dün gece?
Bahçemdeki güllerde kokun, toprağında ayak izin var.
Oysa ne çok beklemiştim, seni penceremde,
Geldiğinde görürüm diye,
Nasıl yenildi gözlerim uykuya bilmiyorum.
Nasıl ihanet ettiler, aşkın töresine
Bir mavi tutturmuş gidiyorlar
Her şeyde o var ne maviymiş arkadaş
Denize, gökyüzüne, özleme, sonsuzluğa eyvallah
Aşklar, sevdalar mavi, dağlar, ovalar, kuşlar mavi
Yağan yağmurlar, umutlar, kurdukları hayaller mavi
Süreli zamanlarda yaşadım seni
Bazen bir martının çığlıklarında
Bazen bir vapurun ıslığında
Denizin mavisinde yaşadım seni
Bazen seni hatırlatan bir gülüşte
Akasyaların keskin kokusunda
Kanayan gönlümün ilacısın
Gel artık ey sevgili
Kalbimde dinmeyen sancısın
Gel artık ey sevgili




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!