Birikmiş tüm dertlerimi bedavadan verip size
Bir sel gibi gözlerimden taşa taşa gidiyorum
Onca zaman karşı koydum, teslim oldum bir ipsize
Direnmeye dermanım yok, paşa paşa gidiyorum
Yalnız gözden değil dostlar, elden ayaktan da düştüm
Bir tekme de siz vurmayın, Azrail’le dün görüştüm
Olanaksız düşlerimi vakitlice öldürmüştüm
Şimdi vakti geldi elbet, koşa koşa gidiyorum
Şimdi elden ne gelir ki, olmuş ise artık olan
Yalnız birkaç kedi ile yaşadığım ortak alan
Kurutulmuş bir gül sade, geçmişimden arta kalan
Kafamdaki engelleri aşa aşa gidiyorum
Ben bir damla aşka muhtaç, yüreğimle tuttum oruç
Herkes için istemiştim, bir kendimi ettim hariç
Gerek yoktur merhamete, inancım da kalmadı hiç
Dinden, imandan da çıktım, sümme haşa gidiyorum
Sanki başka yolu var da bu hayatı ben mi seçtim?
Ta doğuştan zamansızdım, dün çok erken, bugün geçtim
Sırat Köprüsü’nden bile ben seneler evvel geçtim
Ve ölmeden önce öldüm, sen çok yaşa, gidiyorum
Yıkanmayla çıkmıyor ki yağ lekesi önlüğümden
İki bira alıp içtim helal kazanç günlüğümden
Düştüm yola, düşüncem de geri kalmaz benliğimden
Alın terim, gözyaşımla baştan başa gidiyorum
İnsana kem bakıyorken, sizin şeytan nazarınız
Bağışlanmaz kabahatten daha beter özürünüz
Korkaklaşa yaşayın siz, kaçmasın tek huzurunuz
Ben nasırlı ellerimle bir savaşa gidiyorum
Bir sözümle baskın yedim, yaka paça, güpegündüz
Hep yıkıldı düşlerimiz, enkazı da oldu dümdüz
Hiç kimseyle değil ama bir başımla yapayalnız
Can Yoldaş’la yola düştüm, belki boşa gidiyorum
Kayıt Tarihi : 17.08.2026 00:23:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!