BİLEN VARSA SÖYLESİN!
Yazgı mı demeli, yoksa hata mı?
Seçmenin istenci, cidârı nedir?
Tercihi hep kötü, yanlış ata mı?
Parkurda tökezler, kaderi nedir?
Desem ki ötesi kızıl kıyamet
İzanı olmayan anlar mı dersin?
Desem ki kul hakkı; desem adalet
İmanı olmayan anlar mı dersin?
Duygusuz iklimler ne tuhaf, desem
Artık gerçekler de söylenmez oldu,
Herkesin gocunan bir yarası var!
Sustukça ortalık, çirkefle doldu;
Sanırsın doğrunun, bir karası var!
Allah için söyle! Sözüm yalan mı?
Bir sabahtı sevda zırhım yarıldı
Mal varlığım tespit ile derildi
His merkezim zapt oldu serildi
Gönlüm rehin kaldı ye’dieminde
Bu nasıl sevmektir can pahasına
hatırlarsan göğümüz bir demiştim
unutmuşum
……………….yerimiz de bir demeyi
ordasın biliyorum
en sevecen halinle koynuna sardığın
Gözlerine baka baka söylenen
Yalanlardan usanmadın mı gönül?
Bunca zaman diyarında soylanan
Talanlardan usanmadın mı gönül?
El emeği, alın teri, göz nuru
Sen gönül dünyamda güneşim, ayım
Rüzgârım, bulutum, yağmurum, karım
Ebedî semaya gerilen yayım
Yeşeren toprağım, kışım, baharım.
Mutluluk umutla sürer dalında
Nazarında kıvılcımlar parladı
İçerimde döndü nâra gözlerin.
Pazarında esarete zorladı
Bilemedim hangi ara gözlerin.
Bir bakışta aklı baştan alarak
Gözünde büyütme bit kadar ama
Yedi sülalene yeter bu soysuz!
Başında bu varken düşman arama
Covit davınından beter bu soysuz.
Ganere it gibi kapında ürer
Beni benden iyi bilirsin gülüm
Sensiz canım nasıl sıkılır benim.
Hasretin elinde lal olur dilim
Yüreğim kökünden sökülür benim.
Başta kavak yeli esen o günler




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!