Sen gönül dünyamda güneşim, ayım
Rüzgârım, bulutum, yağmurum, karım
Ebedî semaya gerilen yayım
Yeşeren toprağım, kışım, baharım.
Mutluluk umutla sürer dalında
Nazarında kıvılcımlar parladı
İçerimde döndü nâra gözlerin.
Pazarında esarete zorladı
Bilemedim hangi ara gözlerin.
Bir bakışta aklı baştan alarak
Gözünde büyütme bit kadar ama
Yedi sülalene yeter bu soysuz!
Başında bu varken düşman arama
Covit davınından beter bu soysuz.
Ganere it gibi kapında ürer
Beni benden iyi bilirsin gülüm
Sensiz canım nasıl sıkılır benim.
Hasretin elinde lal olur dilim
Yüreğim kökünden sökülür benim.
Başta kavak yeli esen o günler
Akıl mantık gitmişse bir diyardan
Eksik olmaz kaygı gönül yurdundan
Hele biri atlamasın bir yardan
Bir sabah bakmışsın bu salgın bitmiş
Gönüller kaygısız gezip tozar be.
Kederler temelli uzağa gitmiş
Sevincin ezgisi ömrü bezer be.
Artarken insanın sevgi, saygısı
Zıvanadan çıktı iş tezin çıkmaz sabaha
Tilki, sırtlan, yılanı sanma ki bitirdiniz!
Çekirgeler üşüştü ruhuna el fatiha
Cennet gibi diyarı ne hâle getirdiniz.
Aslanla avanesi aldı aslan payını
Enflasyon şahlandı, fiyatlar uçtu
Gözümüz göklerde gezer be dostum
Çarşıydı, pazardı, kiraydı, borçtu…
Altında kalanı ezer be dostum.
Bu elde günbegün hayat pahalı
Bu çarpık düzenin nedenlerini
Akıl süzgecinde süzdüm, suçluyum.
Vitrinde gösteriş edenlerini
Huzursuz ederek üzdüm, suçluyum.
Suçuma karşılık tövbem nafile
Nefisle mücâdele aşamasından kelli
Kalenderîlik katı: Rindin en üst makamı!
İşte böyle bir derviş vaziyetinden belli
Her varlıktan arınıp tenden kesecek kâmı.
Koşar ale’lacele: “Saç, sakal, bıyık ve kaş




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!