Yurdumuzu parçalayan devranı
Erken gördü Müftü Ahmet Hulûsi
Denizli’de Bayramyeri Meydanı
Halkı derdi Müftü Ahmet Hulûsi.
On beş mayıs İzmir işgal altında
bir dost görünse dünden çıkıp
değişen bir şey yok
hep bıraktığımız gibi
zamanı
……….sonsuza uzatıp gidiyoruz
dedikodu
Geceleri bir yar verip koynuma
Kollarını halkaladın boynuma
..........Aşk yuvası dar kafesim adına
Düşünceni gölgeledin beynime
..........Şimdi gülüp yalan desem adına
..........Darılıp da beni yayma yadına
Gönülden gönüllere köprülerin harcını
Sevgiyi katık edip karanlara ne mutlu!
Teklifsiz üstlenerek insanlığın borcunu
Yaralı yürekleri saranlara ne mutlu.
Denizleri kabartan rüzgârlara anbean
Feryat etmez hâlden bilir dillerim
Gurbetteymiş bizim ekmek parası
Taşı deler terden kazma ellerim
Bahttan çalar yerim ekmek parası
…
Bir akşam çıka gel ya da bir sabah
Saatler cinneti kurduğu zaman
Yokluğun kalbime dayanmış silah
Anlarsın ansızın vurduğu zaman.
Değirmen gibidir zaman dediğin
Oluktan düşünce çark edemezsin
Döndürür başını sonsuza değin
Ömrünü öğütür fark edemezsin.
Geçerken art arda baharlar, kışlar
Bizi bize kırdıran devranı yıkışımız
Defterini dürmeden nasıl olacak, nasıl?
Dört bir yanı kuşatan sarmaldan çıkışımız
Biz el ele vermeden nasıl olacak, nasıl?
Kuyruk acıları var ta ezelden bu yana
Uçacak dersiniz ama çakılır
Günbegün parayı pul edersiniz.
Umumun umudu bire takılır
Aslanı çakala kul edersiniz.
Diyarda alaya alarak aklı
Çoklarından farklı değil anlarsın sen hâlimi
Kabuğunda can kavuran ünsüz taban diyelim
Suyum kesik göğüm dargın esirgiyor yelini
Köklerinden koparılmış cansız fidan diyelim
Adım Şaban namım deli böyle bilir bilenler




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!