Değirmen gibidir zaman dediğin
Oluktan düşünce çark edemezsin
Döndürür başını sonsuza değin
Ömrünü öğütür fark edemezsin.
Geçerken art arda baharlar, kışlar
Bizi bize kırdıran devranı yıkışımız
Defterini dürmeden nasıl olacak, nasıl?
Dört bir yanı kuşatan sarmaldan çıkışımız
Biz el ele vermeden nasıl olacak, nasıl?
Kuyruk acıları var ta ezelden bu yana
Uçacak dersiniz ama çakılır
Günbegün parayı pul edersiniz.
Umumun umudu bire takılır
Aslanı çakala kul edersiniz.
Diyarda alaya alarak aklı
Gün olur da unutursam ismini
Aklı baştan alan aşka ver e mi!
Cüzdanımdan çıkar solgun resmini
Yüzüme bak, kim bu diye sor emi!
Ferman sensin gülüm gönül kalemde
Ağam bulmuş uysal, sağmal ineği
Kan gelse memeden sağar be emmi
Nasılsa bedava devrin bineği
Yemliğe nasihat yığar be emmi.
Yıldırım hızıyla alır çarçabuk
Yetsin artık bu esaret, bu işgal
Bağımsızlık ateşini yak gardaş.
Toprağını düşmanlardan söküp al
Irmağında var keyfince ak gardaş.
Tetikte ol, Ermeni’niyle saf tutan
Birlikte çokuşalım muhabbet sofrasına
Heceleri hislerin suyuna banınca gel.
Karışalım sevdayla gecenin karasına
Düştüğümüz düşleri hakikat sanınca gel.
Yayılgan papatyaya, gelinciğe kesince
Aynı gemideyiz eyvallah ama
Siz kaptan köşkünde bizler kürekte.
Çürüyen gövdeye yetmiyor yama
Yelkenler yırtıldı orta direkte.
Bizim iflahımız, şavkımız kesik
Dengini toplayıp burdan gideli
Sesimiz ağlarken kısıldı oğul
Ben oldum divane buben bi deli
Unuttuk gülmeyi nasıldı oğul.
Esgerden yadigâr bi foturafın
Gözlerine baka baka söylenen
Yalanlardan usanmadın mı gönül?
Bunca zaman diyarında soylanan
Talanlardan usanmadın mı gönül?
El emeği, alın teri, göz nuru




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!