Alnında yatarken biz o nâim cennetlerin,
Seyretmeye âşık bir güneştik,Cânân seni.
Kanmış sulardık hattâ,çağlardık hep derin;
Yâ Hû diyen âlemde bütün varlıklar gibi..
Efsunlu sabahlardan nasıl ayrıldıksa..âh,
o gün kapanacak sinemde açtığın kuyu
o gün daha bir derin alacağım uykuyu
takvime,yamalı bir gün eklenecek,o gün
o gün saatini hayata kuracak sürgün
o gün çağıracak seni her ses:’’seni bekler’’
o gün bu sesle ağlayacak doğan bebekler
Nesin?
Bak,İyi bak,
Neredesin?
Bir ayıbın ortasında mı,
Yoksa insanlığın yasında mı?
Topal efkarına hiç bakmadan yine,
Koştur ilhamına,koştur riya tayı.
Nice bin ad yüklemişsin o heybene,
Ağır olsun diye ilmin kurultayı…!
* * *
Nispet diye şu kalpten sildin de kimi sildin,
İnsanlığın evinden nispet kadar eksildin…!
* * *
Hiç kimse yakın değil benim kadar ey hayat,
Az önce bulunduğum her ânı mahzun yere.
Birkaç kişilik gürûh usûlen ağlar,fakat,
Aslında bu haykırış,vedâ bu takvimlere.
Yüksekte..semâda var; bulutların rengi bu,
Ben güle hayranım,
Güzelliğinden dem vurmayan güle,
Ben göğe hayranım,
Kendini yüksek görmeyen göğe.
Ben,
Yandım demeyen güneşe,
Ey akıl,idrâkınca kal,dilin mâbedi sende,
Ola ki cihansındır o dil zerreye bular.
Söz ile murdar olursun cismi terk eylesen de,
Maddeye tutsak eder bak,harf,harf çıkan tabular…
Vaktin olursa gel
Oturalım cennet bahçesine
Dinlesin katipler bu zikri
Rıdvanda vakur bir eda
Kim desin bu denli mecnun
Gelmedi henüz hiç kimse
Kim bu cüssemle berâber duran,
Rengi can meydanı sır hâne kim?
Yol mu seyyah mı,refâkat mı an,
Ey hayat! ölmeye pervâne kim?
• ٠ ˜




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!