Şehrin süslü vitrinine bakarken dışardan,
Sırıtıyor camdaki aksim, yansıyor oradan.
Kurtulamam bu camekanın sunduğu modadan,
Cebimdeki yalnızlıklar güler kendi haline.
*
Gürültülü caddelerin bitmeyen telaşında,
Herkes vitrin izliyor kendi ekmeği aşında.
Bir illüzyon parlıyor o camın ta başında,
Sönük kalır hakikatler, boyanır pembelere.
*
Etiketler yarışıyor lüksün mağazasında,
Gülüşler hep sahtedir, ruhlar piyasasında,
Ne ararsan bulunur camın arka kasasında,
Hayal satan bezirganlar el sallar içeriden.
*
Camekanlar parlatılmış, bol ışıklar saçarak,
Kandırıyor hep gözleri, zihinlerden kaçarak,
Gösterişin şarabını kadehlere açarak,
Şeffaf bir duvara çarpar bütün heveslerimiz.
*
Cebimizde bol umutlar, dilde narin mırıltı,
Camın ötesinden gelen şu amansız şırıltı,
Çekiyor bak hepimizi, hiç bitmez bu parıltı,
Yabancı bir seyirciyiz biz kendi sahnemizde.
*
İki adım mesafede duran sahte ziyafet,
Ruhumuzu oyalayan ne koca bir zarafet,
Kırılırsa tüm bu camlar, kopar asıl kıyamet,
Biz sadece bakarız vitrinin ta dışından,
Uyanırız aniden camların kırıklarında.
Kayıt Tarihi : 13.07.2026 01:32:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!