Çirkinlikler dağlar gibi büyümüş.
Kuzular kurban da kurtlar ürümüş.
Cehalet sorarsan almış yürümüş,
İşte hep bu yüzden derde büründüm.
Yürekler kanatır binlercesi ok.
Çirkinlikler bir dağ gibi büyümüş.
Kuzular kurban da kurtlar ürümüş.
Cehalet derseniz almış yürümüş,
İşte hep bu yüzden biz yansız kaldık.
Yürekler kanatır yüz binlerce ok.
Bahçelerde mor çiçek,
O yar gitti gelecek.
Kalbim bir kuş misali,
Yerinden ürperecek.
Yar ey yar ey yar gülüm.
Saatimi kurdum hep yarınlara.
Umutla baktığım otuz, kırklara.
Nice yazlar, kara kışlar yaşadım,
Sorun onu giden yorgun yıllara.
Gayret ile aldık ekmeğimizi,
Bugün yine coştu gönül ırmağım,
Kapıldım seline ben yavaş yavaş.
Sözcükler isyanda titrer dudağım,
Yakındım dilime ben yavaş yavaş.
Kararmasın diye aydınlık yurdum,
İyiyi alıp kötü satanlara.
Rahatlığın içinde azanlara.
Her gün kötü bir tarih yazanlara,
Yazıklar olsun yazık.
Verdiklerine dönüp bakanlara.
Yaslamış sırtını Uludağ’ına,
Derinliğinde kal Yeşil Bursa’nın.
Benziyor hoşluğu yar kucağına,
Rüyalarına dal Yeşil Bursa’nın.
Dertlere devadır şifalı suyu.
Hasret sarmış dört bir yana.
Yanıyorum ben o cana.
Eller gülüp eğlenirken,
Ayrılıklar kalmış bana.
Yeter gönlüm artık yeter.
Varlık sofrasında lokma yiyenler,
Ardımızdan kurşun sıkıp gittiler.
Dostluk hırkasını giydim diyenler,
Kapımıza kilit takıp gittiler.
Dağ isen rüzgâra alış dediler.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!