Nutuk atar,
Maymun suratlı Orangutanlar.
Kokuşmuş hayvan pazarında
Ve gündem yaratırlar,
Saltanat tezgâhında
Pay kapmak için…
İsyanım var yüzsüzün yüzüne.
Bakıp ta görmeyenin gözüne.
Ahlar ve beddualar ne yapsın,
Sen düşmedikçe hırsız izine.
Hırsız soyar sırtında kefeni.
Bir ömür tükenir gider uğrunda,
Asırlar içinde toy deli gönül.
Çok ateşler küle döner bağrında,
Baharın yeline doy deli gönül.
Dinmeyen alevinle her an yanarsın.
Vefasız elinden kaldım çaresiz,
Buğulu gözlere bakıp gidiyor.
Zulümler yüklemiş cana süresiz,
Yaftayı maziye takıp gidiyor.
Acılar içinde yanarken yürek,
Onca zalim aymazları,
Ver ozan diline gitsin.
Edep erkân saymazları,
Ger yayın teline gitsin.
İhanete dalanları,
Şarkışla’da doğdun ne de güzelsin,
Özgürlük dervişi yâr Veysel Baba.
Ozanlar bağında çokta özelsin,
Erenlerden payın var Veysel Baba.
Karardı gözlerin yandı yüreğin.
Rüzgârla kırılan birer dal olduk.
Savrulup adeta bir hayal olduk.
Gönülden şakıyan dilleri sordum,
Şimdi sanki bizler birer lal olduk.
Sımsıcak insanlar artık kar olmuş.
Feryatlar kopuyor artık derinden,
“İsyanımız var” diye haykırarak.
Yükselip taştılar köhne yerinden,
Döküldüler birden zincir kırarak.
Bir volkan patladı çıktı tabandan,
Şahım Hüseyin’i ol Kerbelâ’da,
Hayasızca derde salanlar gördüm.
Türlü işkenceyle ön yargılarda,
Mansur’ları harda yakanlar gördüm.
Ehl-i Beyt’e Kızıl damgası vuran,
Her ağacın vardır içinde kurdu.
Kemirir yaşadığı güzelim yurdu.
Olmasaydı talan-riya ve yalan,
Dünya cennetten bir bahçe olurdu.
Kötü sözler isli birer karadır.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!