Nerden esti bu rüzgâr,
Kattı seni selime!
Ne de şirin yüzün var,
Vurdun gönül telime!..
Kalem ol da yaz beni.
Bırakın derdi tasayı,
Kesin anlamsız kavgayı.
Vur patlasın çal oynasın,
Neşeyle doldur kafayı.
Gelsin coşup çalsın sazlar.
Her kuşun yuvası vardır barınır.
Göçüvermiş kozan vay sefil köyüm.
Senden geçen yolcu pişer arınır,
Gönüllere kazan vay sefil köyüm.
Kış gelmeden hüzün çöker bağına.
Hatırımda siz varsınız,
Dostlar size selam olsun.
Güzel insan hem yarsınız,
Dostlar size selam olsun.
Kayıp idim siz buldunuz.
Bahçelerde gonca güller.
Dalında öter bülbüller.
Doğruyu söyleyen diller,
Coşa gelir bizi söyler.
Şeyh Bedrettin Pir Sultan’lar,
Sen misin böyle beni inleten?
Yakıp bir mum gibi eriten!
Ben seni yüreğimde saklarken,
Sen oldun beni sırtımdan iten.
Sen misin böyle bana çatan?
Çayırların çimenine,
Nehirler vurmuş bendine.
Yıllar ne hale getirmiş,
Bak aynalarda kendine.
Yürek kırık ayna üzgün,
Güneş eğirirken zamanı
Takvimin yapraklarına;
Umutlar saçılır ahraz duygulara
Ve sen düştün ellerime,
O sayfaların kuytularında...
Hayat zalim geldi bana,
Sen bu ellerden gideli...
Hasret elem verdi cana,
Sen bu ellerden gideli...
Fırtınalar koptu bende,
Gamzelerin çeker bir girdap gibi.
Ellerimi sıkıp sen gidiyorsun.
Şavkıyor gözlerin bir mehtap gibi,
Yüreğimi söküp sen gidiyorsun.
Kirpiğin ok olmuş vurur göğsüme.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!