İçimizi yaktı Paris’te bir hüzün sabahı.
An geldi! Seni de uğurladık.
Annelerimizin süpürürken,
Saçlarından yıldızları…
Öfken içene oldu hep, kızıl kanımızı.
Dört bir düvelin geçmişinde,
Binlerce yıllık sevdadır.
Dilden dile, gönülden gönüle,
Yazılan bir efsanedir İstanbul...
Bazen savaş oldu, kanı aktı oluk oluk.
Kararsızlık ve karmaşıklık içersinde,
Hüzünler diyarıdır yurdum.
Ve hüzünler yoldaşımdır benim…
İşte ben böyle hüzün şairiyim Perim…
Sağımda karanlık uçurumlar.
Sorgulandı önce hayallerim,
Sonra da şiirlerim…
Uğruna;
Müebbede mahkum etmişken kendimi,
Kendi hayallerimin celladı olduğumu anladım…
Uydurmuşsun kendine bir kisve,
Nazım Hikmet’le eş sanırsın…
Olmuş dilin pabuç kadar;
Ukalalığı mütevazilikten ayıramazsın…
Halide Edip ne ki!
Bin parçaya bölmüşüm;
Umutlarımı,
Yok yere yaşadığım;
Sevdalarım…
Yürek acılarımdır benim…
Ne seni, ne de beni;
Anlatıyor bu şarkı…
Yine de,
Her defasında;
Cesaretimi,
Donduruyor sanki…
Bu gün,
Bu gece yoksun… Neden yoksun…
Biliyorum…
Ne söylesem de;
Yokluğunla kahroluyorum…
Yoksun ya!
Yüreğim darmaduman olmuş.
Teselliler faydasız…
Biliyorum,
Etrafıma bakışlarım dahi anlamsız…
Öylesine karışık, öylesine karmaşıklar içersindeyim.
Hayatım allak bullak olmuş.
Sanki ne kafamın nede ruhumun; Sahibiyim…
Tek yolunda olanım, sen zannederken,
Yalan dünyamın yalan hayaliymişsin.




-
İrfan Topal
-
Şükrü Atay
Tüm YorumlarGüzel,akışkan bağlamları harika şiirlerin tebrikler
Okuduğum şiirleriniz gayet güzel ve anlamlı.Selam ve saygılarımı sunuyorum,kalemininize ve yüreğinize sağlık .