GÖÇMEN SESSİZLİK
Oralara girme, oralar darmadağın,
Dağılan sen değilsin, dağ olan bu yangın.
Sen "tımarhane" dersin, ben "deli evi",
Aslında her ikisi de, bir şairin kendi evi.
GÖÇÜP GİDEYİM
Dostun dergâhında bir ulu sena,
Aşkın badesinden doldurup kana,
Menzil-i maksudum Hünkâr’dan yana,
Gönül turnasıyla göçüp gideyim.
GÖLGESİ AĞIR PEHLİVAN
Keçeci köyünde rüzgâr sert eser,
Kasım’ın adımı toprağı keser.
Meşeler eğilir, sanırsın küser,
Dalları yerinden sökerdi Kasım.
Gölge ve Işık
Suretin görmek için aynaya bakma
Aynalar her zaman doğru yansıtmaz
İçinde var ettiğin şeytana tapma
Cehennem ateşine düşsen ısıtmaz
"GÖNLÜN SULTANI"
Güneşin nuruyum, sönmez ocağım,
Mazlumun sığındı her an kucağım.
Aşkın ateşiyle yanar bu çağım,
Varlığım savuran, yeldir bu gönül.
Gönül
Yâr elinden içtim zehri,
Aklım gitti, gör sevdiğim.
Ne bileyim bu kederi,
Beni yaktın sen, güzelim.
Gönül Arşı
Elest bezminde verilmiş kararım
Deryada damlayım ummanı ararım
Hünkar eşiğinde zülfü tararım
Sunam döne döne gez sema’yı
GÖNÜL AYNASI
Erenlerin dizine çöktüm
Bak dedi de bakamadım
Gözyaşımı içime döktüm
Ak dedi de akamadım
GÖNÜL BAĞI
Güneş doğar iken seher vaktinde,
Salına salına gelir nazlı yar.
Gül kokusu vardır onun rahtında,
Salına salına gelir nazlı yar.
Gönül bahçemde bir gül açtı, tenimde,
Her zerrem feryat eder aşkın deminde.
Toprak can buldu, su coştu bendimde,
Canan sır oldu, yokluk gönlümde.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!