Arayıp sorsan ne çıkar, bu garip hâli?
Giden geri gelir mi sandın, zaman tükenir mi?
Bir nefeslik ömür ki, elde kalan bir kor hâlâ,
Sanma ki bu yürek bir yalanla avunur.
Bitmişsin deseler de, ben bittim mi bilmem,
KALANLARA SELAM OLSUN (Soylu Duruş)
Yolumuz sarp yokuş, yükümüz ağır,
Yorulan gitsin de kalanlar gelsin.
Dünya isterse kör, isterse sağır,
Olsun, bu gerçeği bilenler gelsin.
Açtığın kapıdan girdik içeri,
Gönül bir ummanmış, dal kıldın canım.
Eritip ruhumda pası, kederi,
Ömrümü tatlanan bal kıldın canım.
Güzellik mülkünde bir nişan verdin,
Kalemsiz Şair:
Elest Meclisi’nde ikrar verince,
Bizi bir mukaddes yola serdiler.
Gönül gözü Hakikat’i görünce,
Ruhumu bir nurlu hâle serdiler.
Kalemsiz Şair benim adım,
Senin adın Suskun Deniz.
İkimiz de doluyuz, ikimiz de sessiz.
Anlatacak çok şey var da kelime yok.
Bir nefes, bir bakışla anlarız birbirimizi,
Kalemsiz Şair’in Sırrı
Arşın kubbesinden bir ışık sızdı,
Kırklar deryasına mührünü kazdı,
Gönül turnaları bu sırrı yazdı,
Deyiş’in Şahı Zekai babam.
KANAT SESİ (Huma ve Turna)
Bir suna boylumun ardına düşüp,
Gönül gurbetine gidiyorum ben.
Engin ovalardan dağları aşıp,
Dostun şerbetiyle eriyorum ben.
KARAİBRAHİM DOĞA DESTANI
Çengel’den ayrılan o daracık yol,
Sanki bir bedende uzanan bir kol.
Makiyle bezenmiş, yeşili çok bol,
Doğanın nabzıdır Karaibrahim.
MAZİNİN İZİNDE
Karaibrahim’in, yolları dardı
O dar sokaklarda, ne dostluk vardı
Gönlümüz huzurlu, gönlümüz yardı
Köyümün eşsiz bir, ahvali vardı
KARAİBRAHİM KÖYÜ GÜZELLEMESİ
Amasya’dan Tokat yoluna sapsan,
Çengel Boğazı’ndan selamı alsan.
Beş kilometreyle yukarı varsan,
Gönül ocağıdır Karaibrahim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!