Madımak Kerbelası
Otuz üç can idi, her biri bir güneş,
Zulmetin eliyle yakıldı kor ateş,
Sivas’ın ufkuna çöktü kara bir kış,
Ateşin içinde semahlar döndüm.
🗝️ Mahpusluk Vız Gelir
O değilde bana senden lazım senden,
Ara sıra öpüp koklayacağım zulada saklayacağım.
O zaman inan mahpusluk vız gelir tırıs gider,
İçerisi dışarısı Kalemsiz Şair'e ne fark eder.
Gönül verdik Hakk'ın nurlu yoluna,
Ali’m sahip çıksın düşkün kuluna,
Hüseyin’in o pak, şehit dalına,
Mahşer de elimiz boşa kaldırma
Zeynel’in sabrıyla yandık tutuştuk,
MANSUR’UN SIRRI (Onur ve Direniş)
Gerçek uğruna biz serden geçmişiz,
Mansur’un sırdaşı olanlarız biz.
Ölüm şerbetini aşkla içmişiz,
Darda hakikati bulanlarız biz.
Masanın Dibinde Bir Hesaptır Bu
Bu gece sana içme demem, gardaş!
Dök kadehe derdini, neyine neyim diyen ağızlara inat.
Kim bilir hangi kahpeye, hangi vicdansıza şeref diye kaldırırsın, sormayacağım,
Sorarsam aramız bozulur, yormayacağım.
Zamanın önüne geçip duramadım
Neler dediler toz konduramadım
Aradım taradım izini bulduramadım
Hangi yöne gittin gönül sözlüm
Hangi diyara gittin mavi gözlüm
Mazideki Sevda:
Bizim devrimizde mağrurdu yıllar
Tozlu yollar vardı, çamurdan beller
Sevda denilen o uzak ihtimaller
Vefanın, cefanın hatırı vardı
Medet huzurunda hor görme beni
Sabahın seherinde yüzüm yerdedir,
Gönül kapın bana yolda rehberdir,
Aşkın deryasında yolum ser’dendir
Medet huzurunda hor görme beni.
Mehmet Yeşil Yeşil'e: Yeşil'in Farkı
Er meydanlarında nice yiğitler boy gösterir,
Kimi gelir geçer, kimi bir anlık şimşek kesilir,
Ama senin duruşun, bambaşka bir resim serer,
Mehmet Yeşil Yeşil, er meydanının en has incisi eser
Muhammed ilimdir, Ali’dir kapı
Bu kutsal yapının sarsılmaz çapı
Hasan ile Hüseyin, canın tek yapı
Merdanım bize meydan har etme
Zeynel’in sabrıyla piştik bu yolda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!