GÖNÜL BAHÇESİ
Ruhu senden aldım, sözü eyledim,
Özü bende ama can sensin gülüm.
Aşkın deryasını canda boyladım,
Damar bende ama kan sensin gülüm.
Bacıdan su sorma, pınar sendedir,
Mürşit nefesiyle yan da gel hele.
Hünkâr Hacı Bektaş yolu sendedir,
Kırklar’ın cemine kon da gel hele.
Toprak damlı evin geniş odası,
Yılda bir kez olur irfan sofrası.
Ne mihrabı vardır ne de boyası,
Gönül birliğidir işin esası.
Görgüden geçmeyen yolu bilemez,
Gönül Çerağı
Gözümden döktüğüm kanlı yaşları
Bir mendil uzatıp silmedin gitti
Yoluna koyduğum sabır taşları
Yıkıldı yerinden, gelmedin gitti.
Akşam olur yollarına bakardım
İçim içim yanar seni anardım
Yokluğun vurdukça yine kanardım
Bir gün dönüp beni bulursun sandım
Gönlümü boş yere bağladım sana
GÖNÜL DİVANI
Karşında durursam el pençe divan
Boyun eğdiğimden sanma ki inan
Aşkın kudretine saygıdır ayan
Korkudan titreyen canım hiç değil.
Gönül Emaneti:
Sırtımda dert yükü, yollar tükenmez,
Gönül yarasına merhem istemez
Laf ile deryalar, asla kirlenmez,
Sessizce ağlayan, kulmuşum meğer.
GÖNÜL FERYADI
Ben bir ağlar isem yer gök iniler,
Feryadım duyulur, dertler yeniler,
Yıldızlar küsünce artar sızılar,
Güneşi sönmüş bir nardayım şimdi.
Gönül Figanı
Bunca gam yükünü sardın özüme,
Hasretin milini çektin gözüme.
Bakmadın bir kere gülen yüzüme,
Hicran oku ile dağlatma beni.
Gönül Hanemde Bir Yara
:
Gönlümün tahtına Sultan seçmiştim
O zaman aşkındım, şimdi abi mi?
And içip yoluna serden geçmiştim
Yıkılan bu sevda, senin eserin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!