Hüznü yaşıyorum yana yakıla,
Acıları içiyorum kana kana,
Yüreğimin acısını dindiriyorum gözyaşlarımla,
Sadece susuyorum ayrılığa,
Sessiz bir bekleyiş bu, zamana
Uzunca bir yakarış bu, yaradana…
Dünün acıları,
Bugünün yaralarıyla,
Yarına sancılarla gidiyorum.
Dünün pişmanlıkları,
Bugünün hatalarıyla,
Hani, dilim sustu ya kendince
Sus be gönül sus anlayanın mı var
Kelimeler ifade edemezken
Feryadın ne anlamı var
Gönül verdiğin umursamazken seni
Figan etmenin ne anlamı var
Yokluğumun karı yağacak üzerine,
Üşüyeceksin.
Ellerimin sıcaklığı kaybolacak ellerinden,
Üşüyeceksin.
Nefesim buz gibi esecek ensende,
Üşüyeceksin.
Sormaz mı ayrılığın hesabını aşk,
Sormaz mı yürekler hüznün hesabını,
Sormaz mı güller kuruyan yapraklarını,
Sormaz mı eller, buz tutuşunu,
Sormaz mı dudaklar, kuruyuşunu,
Sormaz mı düşler, kabusları,
Öyle şiir dolusun ki,
Ne gücüm yeter seni yazmaya,
Ne de yüreğim.
Öyle şiirsin ki,
Ne kelimeler yeter seni anlatmaya,
Ne de cümleler.
Yürek mi?
Şimdi o dört duvar bir tavan,
Girilesi yok, çıkılası yok.
Sevgi mi?
Şimdi o susuz bir koca çınar,
Şimdi haykırasım geliyor, neredesin diye,
Şimdi koşasım geliyor, sana
Şimdi gelip kolundan tutup, getiresim geliyor seni
Şimdi kadınım deyip sarasım geliyor seni
Şimdi bütün özlemlerin hıncını alırcasına sevesim geliyor seni
Şimdi, dönmezsen eğer, ölesim geliyor sana….
Ne menem şeysin öyle
Nesin ki sen
Kul köle ettin kendine
Sanki başka dost yokmuş gibi
Hep sarıldım sana
Dost göründün sarıldın boğazıma
Özlediklerinin sancısı düşer her gece,
Sayamazsın acının inleyen harflerini,
Birleştiremezsin heceleri,
Avaz avaz bağıramazsın,
Gönlünde hapsedersin sessiz çığlıklarını…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!