Kırık aynalar gibisin yüreğim
Nereden baksam,
Her bir parçası
Sendeki hüznü gösteriyor
Toplamak istiyorum
Dokunamıyorum kırıklarına
Başımda zamansız sevdanın yelleri
Gönlümde yer etti bir dilberin halleri
Görmese de gözler yarin cemalini
Yine de yana yakıla sever cananın hayallerini
Unutulur insan,
Gecenin bir yerinde,
Hatırlanırsan sabah olur yüreğinde.
Unutulur insan,
Zamanın bir yerinde,
Örtmeyin üzerimi
Doğmayın geceme
Gelmeyin üzerime
Gönül ağlamaklı olmasın
Bırak beni ey hüzün
Kefen gibi sarma bedenimi
Beyaz bugün düşlerim
Şehrin her yeri beyaza boyandı
Gecenin bu saatinde
Kar topu oynayan,
Çığlık atıp koşan çocuklar
Kardan adamı kendine benzetmeye çalışan
Gece gözlerini açtı yine umutsuzca karanlığa
Kaçmak istedikçe kendimden
Ay ışığında bir gölge gibi izledim beni ben
Hüzün yine davetsizce geldi kondu yüreğime
Şimdi değil diyordu gitme vakti
Acıyla yoğurduk yüreğimizi
Aşka kul ettik tabutluk gibi
Hamal eyledik ezgilere
Selam söyledik sevgiliye
Şimdi vakti geldi
Sessizce çekip gitmeli,
Seni aramak kuytularda
Sensizliği içmek doyasıya kadehlerde
Bir kuytu köşe yalnızlığı siner gönlüme
Özleminle dolar taşar boşalan kadehler
Anlatamam yinede kendime
Söz geçiremem gönlüme
Ülkem gibi sevdim seni yar.
Dağlarını, sarp kayalıklarını sever gibi,
Uçsuz bucaksız ovaları gibi,
Taşı gibi toprağı gibi,
Çoşkun bazende hırçın akan ırmakları gibi,
İnsanın içini ürperten ormanları gibi,
Bir korku ki sinmiş yüreklere
Çekinir gerçeklerle yüzleşmeye
Korkunun ecele faydası yoktur
Bilirsin de yine de yüz yüze gelmek istemezsin
Hayat ızdırap verir
Senaryo yazsan en iyi drama ödülünü alır




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!