Ben bu satırları sabaha karşı yazmaya başladım; sen gittikten sonra çok şey değişmedi hayatımda.
En çok geceleri aklıma gelmiyorsun. Dinlediğim bütün sözler seni anlatmıyor artık, biliyor musun?
Aklıma geldi de şimdi: seninle hayal kursak diyorum; sen gelsen,
ben hayallerimi anlatsam sana, sen gidişini anlatsan bana.
Arkamda Ferdi Tayfur çalsa, buluşsak bir sabah, çık kahvesinde.
Her şey gizli olsa, Zeki Müren görmese bizi.
Alfabelerle sevişsek, anlam veremesek tüm cümlelerimize;
gidişin hiç acıtmadı diye seslensem sana,
ırgat olduğum yalnızlığı anlatsam.
Ağlasam, ağlasak.
Sen gittikten sonra çok şey değişmedi
. Birkaç fidan ektim sol yanıma; gözlerime çöp kaçtı, biraz sulandı.
Biliyor musun? Orhan Veli okumuyorum; Nazım’ı da bıraktım, sağ yanımda kal diye.
Artık Piraye gibiyim; kafama göre esiyorum.
Sen bana Vera diyebilirsin; ben dans eden Nüset gibiyim.
Sonra anlıyorum: yarama denk değildi yaraların.
Beni soracak olursan, çok iyiyim;
birkaç tedavi gördüm sadece.
Dördüncü evresi dedi doktor, bu yalnızlığın.
Yine aynı yerden bakıyorum: sensizliğin öksüzlüğüne.
Şimdi, çırılçıplak soydun bütün sensiz kelimeleri;
bir mahzende yaralanan sol tarafıma koydum.
Çık gel demiyorum sana; öyle de hissetmiyorum zaten.
Anmıyorum senle benle düşleri; biraz hırpalandım, biraz da yorgunum sadece.
Birkaç can bedenden çıktı, o kadar.
Fahişe gönlüne sözüm yok; elimde birkaç cümle söz.
Giderken bıraktığın tıngırtı kaldı beynimin içinde; eyvallah diyorum. Sadece eyvallah.
Şimdi sabah olurken, bu sözlerim sana olan sevdamdandır, bilesin.
Kayıt Tarihi : 25.03.2026 15:17:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!