Sessizce durun derler,
Asla göze batmayın,
Rüzgarlarla esmeyin,
Kışta buza yatmayın.
*
Gürlemeyin dağ gibi,
Çağlamayın su gibi,
Gizleyin hep kendiniz,
Titretir içinizi.
*
Masum yüzün ardında,
Titreyen bir yürek var,
Sorular sorulmasın,
Çözülmesin bu sırlar.
*
Dört duvar arasında,
Güvenli geçer hayat,
Dışarıya çıkmayın,
Kapılara kilit tak.
*
Aza kanaat edin,
Büzüğü sıkı tutun,
Yükseği hedefleyip,
Umutları unutun.
*
Haklı olan susuyor,
Hürriyet uyuyuyor,
Cesurlara ne oldu,
Herkes rahat arıyor.
*
Yanlışı gören gözler,
Yüzünü hemen döner,
Doğruya sahip çıkan,
Ateşler içindedir.
*
Kimse görmez kimseyi,
Duymaz olan biteni,
Korkuya esir olduk,
Sakladık içimizi.
*
İçindeki isyanlar,
Yavaş yavaş sönecek,
Gözlerindeki ışık,
Karanlığa dönecek.
*
Boynun bükük yaşarken,
Zaman gelip geçecek,
Gülmeyi unutacak,
Derdini kim bilecek.
*
Kararmış bu vicdanlar,
Menfaat için varlar,
Her köşeyi tutmuşlar,
Hak yeyici insanlar.
*
Doğru sözü diline,
Ağlamaz oldun artık,
Boynunu büktün diye,
Geride kaldın artık.
*
Kuytularda ağlamak,
Neye yarar bilinmez,
Aldın üç beş kuruşu,
Gözyaşı hiç silinmez.
*
Büzüğün sıkı kalsın,
Aman dilim yanmasın,
Başkasını düşünme,
Yüreğim kanamasın.
*
Düşler uzağa gitti,
Bütün inançlar bitti,
Sessizliğe gömülen,
Bu ruh nasıl da yitti.
*
Kırıldı hep hevesler,
Boğuluyor nefesler,
Göğüs kafesim dardır,
Tükendi bütün sesler.
*
Kaçıp saklandın yine,
Gölgenden bile korkup,
Yüzünde sahte gülüş,
Bakarsın sağa sola.
*
Yükselen çığlıkları,
Duymazlıktan gelirsin,
İçindeki derdini,
Yalnızca sen bilirsin.
*
Adım atamaz oldun,
Kök saldın bu mekânda,
Doğrular kovuldukça,
Kaldın ıssız ormanda.
*
Bana dokunmaz yılan,
Bin yaşasın diyorsun,
Zulüm kol geziyorken,
Sen boyun eğiyorsun.
*
Büzüğü sıkı dostlar,
Görmez ezilenleri,
Tahıl gibi savrulur,
Bekleyen yarınları.
*
Uyanış çok uzakta,
Herkes kendi derdinde,
Bu devran böyle döner,
Hüzün var her yerinde.
*
Yine de ses edilmez,
Gözler yerde dolaşır,
Korkanların payına,
Yalnızca acı kalır.
*
Hür olamayan ruhun,
Uçamaz gökyüzünde,
Kafesteki bir kuşsun,
Yaşarsın hep hüzünle.
*
Ne şiş yansın ne kebap,
Diye diye kül oldun,
Ateşi sakladın hep,
Sıradan biri oldun.
*
Kazanacaksın sandın,
Ama kaybettin epey,
Zaman aktı aradan,
Değişmedi hiçbir şey.
*
Soğuk rüzgârlar esti,
Dilin dolaştı yine,
Büzüğüm sıkı deyip,
Çekildin bir köşeye.
*
Ve düşündün her gece,
Acaba ne olurdu,
Konuşsaydın doğruyu,
Yüreğin kurtulurdu.
*
Fakat o cesaret yok,
Maaşla uyuttular,
Düzen böyle kurulmuş,
Seni de uyuttular.
*
Direnmek nafiledir,
Diyorsun iç çekerek,
Her gün aynı masallar,
Dinleniyor bilerek.
*
Arkadan konuşmalar,
Yüze karşı övgüler,
Hiç tükenmez bu dertler,
Sana bakıp gülerler.
*
Sen de gülersin ancak,
İçin kan ağlar senin,
Korku asla bırakmaz,
Kesilmiş bütün sesin.
*
Mahkemeler kurulmuş,
Doğruya tuzak varmış,
Adalet dediğin şey,
Yalnızca bir masalmış.
*
Söyleme sen doğruyu,
Dokuz köyden sürerler,
Sonra ipin ucunu,
Zalimlere verirler.
*
Başın önünde yine,
Kaldıramazsın artık,
Gözlerin yere donuk,
Umutların çok kırık.
*
Büzüğü sıkı geçen,
Ömür sana ne verir,
Sen sustuğun her anda,
Zalimler sefa sürür.
*
Karpuz kabuğu kalır,
Onlar kebaba doyar,
Sen köşede titrerken,
Onlar rüyaya dalar.
*
Yoktur isyancı ruhun,
Teslimiyet içinde,
Öylece bekliyorsun,
Kaderinin izinde.
*
Kaygıların aşarken,
Boynunu aşan sele,
Yalnız bakarsın ancak,
Geride kalan küle.
*
Gücün gölgelerine,
Sığınmak ister aklın,
Ama görüyorsun ki,
Sen gerçekten haksızsın.
*
Kurulmuş bu tezgahı,
Yıkmak istemedin hiç,
Küçük dünyan sadece,
Korkularla içiçe.
*
Serin sular gibisin,
Akamadın nehirle,
Durdun aynı noktada,
Barıştın bu zehirle.
*
Büzüğü sıkı insan,
Düşünmez başkasını,
Yüce dağları aşmaz,
Göremez gözyaşını.
*
Ona uzanan eller,
Menfaat olacaktır,
Çıkar denilen zehir,
Ruhları boğacaktır.
*
Arkadan konuşanlar,
Yüze karşı sustular,
Samimi değil onlar,
Hepsi de kusurlular.
*
Dost dediğin yalandır,
Köyden köye göçerken,
Bulduğun her yeni yer,
Aynı riyayı seçer.
*
Yine bir köy bulursun,
Yine sürgün olursun,
Doğruyu söylemezsen,
İçinden vurulursun.
*
Çekinip duran yüzler,
Hiçbir zaman gülmedi,
Sizde cesaret yoktu,
Kimse kıymet bilmedi.
*
Uyan artık ey gönül,
Bu uyku çağı bitsin,
Zincirleri kırarak,
Korkuların hep gitsin.
*
Büzüğü sıkı olmak,
Kurtarmadı kimseyi,
Boyamasınlar seni,
Seçme asla sahteyi.
*
Dünya gelir de geçer,
Bir ömür boşa gitti,
Üç öğün yemek için,
Ruhun nasıl da bitti.
*
Doğrudan şaşma asla,
Bırak kovarsa kovsun,
Sen yüreğini dinle,
İçin umutla dolsun.
*
Yine de o ışıklar,
Yollarını süslesin,
Korkudan uzaklaşıp,
Rüzgar seni beslesin.
*
Hür yaşamak en güzel,
Değerdir bu dünyada,
Sinme artık köşeye,
Kalma böyle arada.
*
Kim beğenmezse yine,
Köyleri onda kalsın,
Sen kendi yolunda koş,
Haklılık sana kalsın.
*
Büzüğü sıkı geçen,
Yıllar artık son bulsun,
Gerçeği söyle her an,
Ruhun özgürce uçsun.
Kayıt Tarihi : 3.07.2026 10:54:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!